14 Mart 2019 Perşembe

Yonga


bir düzeneğe sahip
pi eksiliyor

mengeneler çiğneniyor

ses
koroyu bozmuyor




13 Mart 2019 Çarşamba

Ruj Paletinde Panjur


 fasonemden 
istifade

parşömenlerim
örgülü

örgüde
bir satıh kurcaladım
kurşun -mayına basma- dedi

şarapneller öğüttüm

duydum gazeller arasında en çok topuk dürtüsü

ama mazgallar kibrit biriktirmiyor 
tütünüm



12 Mart 2019 Salı

Asimetrik Göçler İçin


asıl
mekaniği 
kabahatidir
tüm 
saatlerin
.
o yüzden
çalgılar sarkıtan uzaya bak
.
ve kıtanı değiştir
.
takılarını mühürle
.
kapını çarp
.
yaydan fırla
.
saydam çal hırsızı
.
metadan bak
.



11 Mart 2019 Pazartesi

Gizli Bağ



ona ulaşan hiçlikte
herzaman gizli bir geçitin olduğuna inanırdım 

ulaştığım yerin içinde dolaştığımda

..eğer oradaysa 

kesitler , makas iştahına kapılırdı

ressamlar , tualine daha henüz dolduramazdı boyasını 

karmaşada nerede durduğumu unuturdum

ama eğer orada yoksa
hissedilen o muhteşem tamlıktan tadardım

ulaştığım yerin içinde
her şey benim olurdu

hiçbir karar alınmazdı
tezat da olsa bilinçli bir sarhoşluktu

-tanrım ! 
derdim

-burada olmalıydı

o an kimse dilek tutmamış gibi
benimki gerçekleşirdi 

karmaşada nerede durduğumu unuttururdu

ve tanrıya ne dediğimi 

her şey makasları tarafından kesilirdi
renk yok olurdu

gri hafızamda balığı görürdüm 
izler ve arkasından giderdim

en sonunda
gizli geçite atlardı

atlardım

o geçit bir yağmaya uğramış olurdu

ama

yolundalık kolumda
bana bir kraken bul ki geri döneyim




Willie was a sailor
He sailed on the sea
And Willie said a sailor's life
Is the life for me
But they sent him into battle
For to lay down his life
And Willie said a sailor's life is not for me
So Willie joined the air force
He learnt how to fly
And Willie said how happy
He was flying in the sky
But they sent him into battle
For to lay down his life
And Willie said the air force is no life for me
Now Willie got to thinking
People were plotting for his life
So he bought himself a watchtower
And locked himself inside
But the tower looked o'er a battlefield
Where men laid down their lives
And Willie had to laugh but then he cried

9 Mart 2019 Cumartesi

Münasebet




artan martavalla 

voltaj düşür

bu  kayıt dışı bir sesi düşündürür 

ses incelip gider

bir gelincik sırtına yakışır

renkler kırılır
cam içi şeffaf kadınlığında









7 Mart 2019 Perşembe

Denli


tam daireler
rekortmeni

öğütlere kulaklarını satarken
bir kumaş parçasının üzerinde durduğunu hayal edemezdi

sanırım bizim için kumaşı ateşleyen şey bu olmuştu

cüretkar terennüm 
şaşkını

küstahlıklara tahdit getiremezken

bir hayal üzerinde yükselttiği kendisini azat edemezdi

sanırım benim için düşüşünü tetikleyen şey bu olmuştu 


körlük noktasında 
hala güzel gülümsüyor 

ama eminim tüm vesaireler 
ruhuna bu şarkı denli dokunamaz



I'm a rappist I put words on a black list I lock them up in a cave They are ready to be my slaves They can't scream they can't shout cos their voices are paper thin I stroke their letters and edgy corners I want them to be nice and to dance on my tongue Clouds clouds in front of my eyes, clouds clouds is it paradise I'm a liar Pretending words have no secrets for me I'm on fire not questioning my empathy cos all they endure is mental torture and it's their daily nurture their only treasure is their sap that I collect religiously on my paper You understand now why my music is a trap and why it grows in you like a skyscraper I'm not jealous you can borrow my words but don't forget to bring them back to me cos I'm their lord, I'm their lord Clouds clouds in front of my eyes, clouds clouds is it paradise They cannot go away cos they don't wanna let me down They cannot got away cos they don't wanna let me down Clouds cloud in front of my eyes, clouds clouds it is paradise

6 Mart 2019 Çarşamba

Fillerin Dişlerinden Zebralara Süsler



hepsi için daha zamane
maniler uydurulur 

ve
kesilir
fillerin dişlerinden zebralara süsler

oyuklar açılır
 istasyonlar için ağızdan çıktığında bir tren

öylesine
tamı tamına
 geç kalmak için 

yarı saydam bir tünelle
laçka karmaşalar şamatası 
mührünü basar

imzasına henüz kavuşamadığından

koca bir zeplin 
 uçar

desenli senkron kesesinden çıkardığında
manzarayı

hepsi o kadar 




The jungle is coming up to the door
The birds that are calling are hard to ignore
The heat of the morning has come too soon
And the rain that is falling is falling far away
Far away up on the moon

Oh that moon

No one is sleeping we're naked in bed
Tossing and turning with murder in our heads
Can't lift a finger dreaming of ice
The photo you sent me out the window or the snow
Well it looks like paradise

Oh that ice

Do you remember winter at all?
You in a frock coat and me in a shawl

Mowed the lawn Monday the grass a disgrace
Mowed the lawn Tuesday the grass in our face
The jungle is coming and so is the drought
The people are screaming
Let me let me let me let me let me let me out!!

Oh that ice looks like paradise

4 Mart 2019 Pazartesi

Şayet Terminalinde Devamsız Bir Zühre




Bacon !

 sana novaatlantis'te bir ara öğün ısmarlamıştım
hoşuna gitmemiş olacak ki 
gördüğüm triptikte yüzün gitgide soluyordu

şayet dejenere şahidin de Rögar' kapağında 
napalm bekliyordu

bununla övünmüyorum

güzel çiçekler için
yanmış bir tarlayı sürüyorum

av köpeklerim kulaklarını diktiler

korkuluğum fiyakalı giyindi

kemikleriniz çitleri erittiler

sandukaya gerek yok
bu yağmur sel getirmez





There's a party At the end of my street And I'll meet you again At the bottom step But the red glow from the third window It gives you a halo A halo And the highs and the lows of the hellos I'll never know You look past me and I want to continue And I And I breathe in a circle And I'll be gone when I'm gone Pulling at the softest thread of my sweater You look past me and I want to continue In solitude In solitude

2 Mart 2019 Cumartesi

Diegesis







bugün düne gocunmuşuz biraz yolmuşuz birazcık koşmuşuz arkamızda ay kuşku durmuş köşkü sonradan bulmuşuz yıpranırken zorla yutmuşuz olguyu sonra doymuş olmuşuz benim için değişmez saat bir anahtar vaatinden anladım geç kalış bir durakta fragman döner parmaklarına bantlar as sahip ol aklına ben kayboldum galiba karayı zehirlemem bütün halkım inanırken koyuma düşen gölgelerle ihtimaller bölerken döverken güneşi tam bir tepeden inerken kısık bir sesle bekle beni güverte pirupak tin motife dünya kadar yalan söyledim modernleşmiş sokaklarda fötr takmış şiirler çok tuhaf bir tünelle idiopatik serüven uzandım biraz yoruldum biraz yoruldum herhalde
gelmeyin dünyanın tenhalığına gidiyoruz biz gelmeyin sövüyoruz biz görmeyin dünyanın gerçek resmini çiziyoruz biz gelmeyin dönüyoruz biz

1 Mart 2019 Cuma

Koşul


kalıplardan esinlenerek
fırtınan sapmış omzundan 




28 Şubat 2019 Perşembe

Çiylerin Emri Üzerinde






pencereler sat 
günde bir defa ay'a 
tamtakırla çan çalın 
ıslak dudak ıslık çalamaz ! 
sendelenen çağa 
tutuşturulmuş yoz veba 
uydularını satıyorum ya 
günde bir defa pervaza .. 

sis: 
aynı hizada gelişigüzel sıralanmış taşlara basarak 
ağır aksak uzaklaşan 
yanılgıyı öptükten sonra 
kendine ait olmayan bir sırtın çillerine biat eder 

çiylerin emri üzerine 
nasıl oluyor da sisin içi bu denli rahat 
anlayamıyorum 

belirsizlik düğmesini iliklerken gölgesindir 
söv de sindir hepsini .. ben ışıklarını gölgeledim 

kırışıklıklar suyun 
orada 
sarkık ayakların çıplak uyur 
kostüm; balık kuyruğuydu 

sadece düşünceler ve kendi ayak seslerimin olduğu kanyonda 
bir düşüncem , ruh gibi kendine vücut buldu 
ne zaman bir madde olduğumu farketsem zihnimde dolaştıklarını görüyorum 

o , benim ayak seslerimden daha yavaş bir ritimde yürüyor 
bense , birine bir şeyler anlatırken daha hızlı hareket eden biri gibiyim 
o , birinden bir şey dinlerken daha yavaş hareket eden biri gibi 

ne konuştukları konusunda ise hiçbir bilgim yok 
aynı çemberde kendilerine özgü ayrı ritimlerde dönüp duruyorlar 

bir süre önce onları kanyondan kaybetmeyi başardım 

ama şimdi ise yine bir maddeye dönüştüğümü farkediyorum 
ölü yazarlar üzerine yemin ederimki 
şuan dans ediyorlar