26 Şubat 2014 Çarşamba

burun akıtan soğukta binalar yükseliyor
prefabrik bir anlaşmazlıkta arıyorum -her şey yolunda-lığı
yukarıdan gelen bir fazlalık var sızanda
fazla önemsemiyorum
elimin tersi yetiyor
orada kalan izinden öpüyorsun usulca
nedendir bilinmez gider ayak tosluyoruz keşkelere
herkes biraz kendinden mahcup
herkes biraz kendine yorgun
dibe çekildikçe daha çok parçalanıyoruz
sanırım su yakıyor derinin altını
bu yüzden dışarıda yazıyorum bu mektubu
kumun hiç olmadığı bir yer
öyle ki burada rastlamıyorum bize
biz betonlanmış şehrin katılığında yontulmuşuz 
ama biliyorum ki odama girdiğimde 
duvara monte ettiğin sözünü okuyacağım 
eşyalarına rastladığımda geri döneceğini bilip gülümseyeceğim
şimdi içine tükürdüğün şaraplı bir kadehte ruhum
dudağının izlerine rastlayıp sakinleşiyorum
zemininde bu kadar uğraşmış ve yorulmuşken
neden evimize girip dinlenmiyoruz-lu soru burkuluyor dudağımda
bugün taslaklar - gerek yok der gibi
bugün sarılmadığın ilk vedan
bugün ne yapmak istediğini anlayamadığım ilk sınav
hüznün
 yılbaşı ağacında süs
eğer yüzün matlaşan bir kıvamda buruklaşacaksa
ben bu manzarada 
deklanşöre dokunamam
keza bu dünyadaki tek amacım gülümsemenken