30 Nisan 2015 Perşembe

pazar sabahlarının kente kantığı ilçesellik hali
bugün cuma gününe devirli 
 
aklımda hemzeminler var
 
 
 


kolyelere dönüşmesi için
kimyasal tepkimede ay kumu ile yıkıyorum

25 Nisan 2015 Cumartesi



gece , vitrini düşünüyor
çıplak bir manken

camda yansımayı devirirsem , güzel
camı kırarsam , siren

ay çatılara değdiğinde birden yanına geçmiştim
ve hala beni arıyordu polisler
ama içim rahattı
senleşirken

kurgum başına buyruk
bu ritüeller bizi tanrıya götürmüyor dostum
çünkü yürüdüğümüz istikamette levhalar bile yorgundu

kayboluş bir servet ve bu eşyalar haddinden fazla tozlu
sorum şu , anahtarı bulup kapıyı açmazsak ne olur

o'nu bulmuşlar
o'na sormuşlar
atmışlar fanusundan

beni duymuşlar
korkmuş kuşlar
çöp yapmışlar kılçığından

24 Nisan 2015 Cuma

kısık dilinden öptüğüm mevsimin
kartpostalara yamandıkça
daha çok satılıyor bu tezgahlarda

kayboluşun
karaya vuran dalganın sesine cila 
 
kadehini kaldırır 
mahvolunur bir bardakla

koyda yakalasaydın beni
gecede canavarındım
oysa sen pası bile yedin 





23 Nisan 2015 Perşembe

istikameti sis olan rüyasında
ayaz bıraktı kendini ay'a
 
ihtimal ki titreyişiyle fakatgiller toplamıştır
hissin uzağındaki belirsiz kimyasından
 
şırınga , çizildiği retinaya kural
ve
 sivri disiplini zarflayan dili guaj

uydum , kurgusunu bulur
 sıkışmış yüzgeci ahtapotların arasında kollanırken iç geçirdiği suda

numarayı çözemiyor tekrarlar ve defalar 
 
ilizyon muhteşem
bir var bir yok surat
 
gece , vitrini düşünüyor
çıplak bir manken
 
camda yansımayı devirirsem , güzel
camı kırarsam , siren
 
 ay çatına değdiğinde evi'ne girdim 
hala beni arıyor sirenler
içim rahat
mucizevi çözümlerle bir uzvuna dönüşürken
 
 



22 Nisan 2015 Çarşamba

vardığımız yer mi ? 

kök 

hücre yerine geliyor
ve yenileniş başlıyor nota ile

melodide kıskaç yoktur
beyin özgürdür
 
şimdi toplama kampında
bakalım ne tür sorunlar varmış



rafta pas
 toz havalırken elinde estim
çizgi çizgi savrulduğum avcunda
bir nehirdedir ben
 
 
 
 
 
 

21 Nisan 2015 Salı

10 metre masa
masada bir karavan
karavanda iki kuşak var
özgürlükte sallanan
 
bu türün izahı yok stuart mill
devrimini yaparken kazanacağın bir şey kalmamış mıydı yoksa ?

anlatılandan uzaklaştıkça anlama yakınlaşıyoruz
posterler ve damgalar ciddiyetten uzak ortak bir pay

şu karavan
biraz daha leş toplarsa tekerleğinde
yolun dışında hayata da şans verecektir muhakkak

nal sayan bir savaş 
tarihimiz henüz orta çağ
ve magma dilimin altında

bürokrasiyi bilmeyen marş ayıklar
 bir solucansa farklılık yaratanı onaylar bu sırada

kimi iki bibloyla bir kitap yazar
kimi heykelini çağırır gelecekten
kimi tabiata okutur elindeki kitabı
 kimi çalmaz taşıdığını , sırta melankolidir enstrüman
kimi sokak sıfatını kullanıp bahsetmez sokaktan
 
burjuvazi kimlikleriyle hep bir buhrandadırlar
baroklaşırken iltihapları
fanatizmin kalıplarında
 dönüşür delikleri betona
 
sosyalizmin sınırlarında amerika t-shirtleriyle ruslar
ve buz kütlesinin üzerinde kurtlara karşı sırtlanlar
 
varlığa dair bir kanıt taşıyan her şey sahtedir
o yüzden bu gece kaseti geriye sar

 bir yoldan bir yola geçemeyen öyküyü kundaklayanlara
koş

şimdi yakasından vurulan zührenin
düğmesinde bir şekil nükleer

yanılma paylarında bir ikramiye
 her hafta devreden

şarkımız köstekli saatin zincirinde çalıyor 
halka ne kadar uzun bilmiyorum








20 Nisan 2015 Pazartesi

18 Nisan 2015 Cumartesi

bir ev düşünü 4'e katlayıp
bantlarından fırtar katil
'
 haberi yoktur saatinin 
ve eylemsizlikle ölümsüzleştirdiğini sanar vaatimi
-
bir dedektif kıyafetiyle
 asırlardır bulunmayan paketinde 
kurdelayı düğümler
-
her çözümsüzlüğü bir hastalığa dönüşürken
gülümser
-
kana sızar damarlarından
kimliğini soyar
yatağıma sarılır
-
ayaklarında pullar
-
 Fo bu sabah öldü









16 Nisan 2015 Perşembe



belinden kavrasa da bir anlık düşüş
 
omuzlarındadır
mavrayı suratına yerleştirenlerin
sihirbazlığı
 
ne numara ama

fakat bu dikkate değer
 

15 Nisan 2015 Çarşamba

olması gerekenler dışında yanlışı yok
şimdi olması gerekenlerinden sıyrılıp
olması gereken oluyor
gelirse bu gece neptün'ün piarosuna
anlatacağım her şeyi


14 Nisan 2015 Salı

tam bir haftada her şeyi değiştirdi
evi 
 sardığı kimyasını
rütbesini
manzarasını
yolunu
ve ayakkabısını


gece balkonunun kapısını açık unutursa
sırtına
' ben izmaritteyim sen yeni yakmışsın '
yazacağım






yeni bir şeyler




tünelden geçmekte hayatın
pozunu yakalayan el çokça kararlı
ve selamladı sele maruz tarlaların tepesinden geçen kargaları

eşlik eder pula yalnızlığın ne ki tanımadığın binlerce adres var ,
sandığının içine düşer
gagasında gezegenin taze kartpostalları


gülmeye yakındır tanrının yanaklarında yarattığımız meteor
ve vardır çukurlarında ahşaplardan çok ses çıkarmış bir puzzle
rolü ahkam kesmek olsa da , transparanla örtülmüş kalbini hazırlıyor bize . birazdan adımlayacağımız


sen durdukça tünel hızlanır
artık kendinden de uzaktasın
rolün askılığındaki kıyafetlerden
ve masanda siyah beyaz gazeteler


varsayalım bayatı boyadın
ve çıkmadı fırçanın foyası
sakın aldığın bu haz kıyafetini soymasın
çünkü aklını kaçırabilir çıplaklık


şimdi bileğinde geri sayımı
asla suikast nabzını sayamadığımız
sırada koşunun 4. ayağı 
bana kalırsa bu hiç mantıklı bir yöntem değil
 
yokla 
kabini işaret et 
kabinden çıkar
duyarsızlaş
sonra tüy
 
 
 
 
 



13 Nisan 2015 Pazartesi

sokağından dönerken 
pastel ihanetim
rastgeldiğimiz rögarda
yapışıyor paçalarıma

 
paçalarımdan solucanlara 
soruyor hesabımı da 
 
-
 
neptün huysuz bir atı zapt etmeye çalışırken


 bizim hakkımızda zaten hiçbir şey bilmek istemiyordur kalabalık
 
burası bir festival eski dostum
burada ne ararsan var
 
 
biliyor musun
O
bir sirkte sihirbazın hilesini çözmüştü
 
tesla'nın kuyruğunun masanın altına sıkıştığını biliyordu eski dostum

bunu düşünebiliyor musun ?
bu kadar aptallıkta oyalanmış olamaz & katlanmış olamaz

o sabırsız biridir eski dostum
biliyor musun  , pelerin dönerken ölmek isterdi

anlatmak istediğim .. bu kadar zamana dolaşmış olamaz 

neptün çıldırmış bir insanı zapt etmeye çalışırken
sanırım oraya ilk ben varacağım

bir balon vurma oyununa aldığım biletle kavrayacağım avcunu

sırtıma vuracak gölgesi
tam o anda işte gurablista 
güneşi sabitlemeye çalışan bir makasa dönüşecek

şimdilik
burası içi solucanlarla doldurulmuş topraktan bir sandal eski dostum
burası korkunç bir festival
her gece aynı kişinin öldüğü

burası bir yerleşke
kahvesini içenlerin beklediği

burada bugün havaifişekler atılıyor göğe
bugün gurablista'nın doğum günü

şarkımız zirvesinden çalıyor
 


12 Nisan 2015 Pazar

sabaha yakın raylar titretiyor tren

yine de sonsuz teşekkürler 
çizgiyi çizip
 iki farklı toprak bırakmış güce

 o'nu götürecek tek bileti çiğnediğinde
 sevdiğim bir cüce

.. devliğiyle güler , ruhsuz bir daireye


haklı çıkardığında beni
tellerinden yaptığı fırçayla bayraklarının üzerine kireç sürer

ve
nezaketiyle su verir mültecilerime
 ama hala kurudur onların dudakları 
hatta elleri de bağlıdır
 dolarken su portuçlarına

doldukça su
artık habersizlerdir onlara eşlik eden denizanalarından
üstelik dudakları boğuluşun morunda ıslaktır

--
 şarkımız
caymak üzerine gecede kararlılık zımparalıyor
 
 

-


11 Nisan 2015 Cumartesi

ortaladığın soyluluk kenarlarımdan taşarken
saklıyorsun nevaleyi biçimsiz bir kumbarada
 
teninde karıştırdığın renk biraz siyah biraz beyaz
 
atmosferi aşıp
önce gökte dolaş
 
 namlum tedirgin
 
ikinci rast sırtında hecelenirken
 okunmuyor yazı
 
şarkımız ayakların
 
 
 



 
 
 
 



10 Nisan 2015 Cuma

bu gece okyanusların rengini sevmezsin 




--

marifetli gösteriş , her ana tanıkken
geceye uzanmış kimliğin imzalarında senetler
berber pintiliğiyle eline makaslar alıp
uyuşmuş bir coğrafyayı baştan sona hesapladı

duraksadı
ve sonra yine duraksadı
almış başını gitmiş bir yabancılıkla karşılaştım
burkulan ayaklara suçum vardı yazın
fakat sakın dolunayı gökyüzünde korumayın


dramanın kültü mülk
nerede unuttun lükse kaçıp ellerinde aradığım düşü
önemsiz bir hikayenin nüshalarında övün
ve hergün nasıl daha kötüye gidebilir
bunu bi düşün


gecede ölçülür çıkmazların şiiri
geçmiş zamandan bir yoldur neptün'ün eğeri

bebeğim

ruhum açıklarında bir denizfeneri
bu gece okyanusların rengini sevmezsin 
güzel şeyler içindi






9 Nisan 2015 Perşembe

huyu bu razılıkta 
çarmıha gerilmiş lisan
 
vasat tümseği yamalı tekerimde gümlediğinde
güzergahım levha istemedi  

sağımda ve solumda hissizleşirken
kül rengi tarlalarım

 kestirmeyi korkutup 
yamaçta köstebekle anlaştılar

ve
 birden önüme atladı

ama endişeye gerek yok karada değilim evim gölet

yani değişiyor sahne

bu oyalanma
takdire şayan
şarkımız
sıkılmamış fren







devriminin kornişinde perdesini değiştirdi
 artık çıplaklar tarafından çıplaklığı kolay tasvir edilemez
 
kimsenin kundaklamadığı 
yanık bir ev kokusuyla boyandı 
 
bir çırpınışla terketti
 gençliği ve tatminkarlığını
 
tüm o tepelerini aştığı kalabalık
 şimdi kağıtlarını yakıyordur

bu izlenebilir bir komedi
 
çünkü
maddeye yazılan kitap bile değişir
tine yazılan harf asılır askılığa
 
şaşkınlığımı çizdiğim yüzü
telaşla beni suçlu kılıyor

-hayır
tüm olasılıklara karşı bir cevap

flaman doluyor bileğine
renkler karışıyor buzlarına
 
ulaştığımda onu cezalandırırdım
eğer bu yola inancım olmasaydı
 
 şarkımız ölçüsü hesaplanan yeni perdelerden çalıyor

 
 


8 Nisan 2015 Çarşamba


 yeterince dolu bir bellek
 kesik görüntüde kimi düşünüyorum


7 Nisan 2015 Salı

hilesi
kendi sergisinde kartların arasına sıkıştırdığı
geçici nüktedan
bu kumar
çıplaklığı soyduğunda önce muhtemel konuşmasını yarılar

sonrasında bir makas dilimiyle sözü bırakır hurdalığa

bir böcek mutlaka vardır
ve 
kupası olsa kaldırır bizi
 huy fayı çatlağından
ceplerinde hazırdır yarına sarkıttığı kahve lekeli bir gece
eğer balkona çıkarlarsa
belki sabaha bile kurur

izmarit beyaz
&
şarkımız lila

-





 sanrıyı dilimleyen şey oluşumdan uzak bir noktadır 
peki ama gerçekte sanrıyı dilimleyen şey ne ?

komplo şu
divit , şablon üzerinde hükümdarken
kehribar pula dönüşüyor
ve zarf normalin üstünde bir dilden daha ıslak

zodiac'ın imzasını ele alalım
her harekette eşit parçalanmasa da
gerilmiş sınırlarında şans tanınmış uygarlığı bölüyor
ve sınır yok 
doğru kısmen uzuyor

bu taşma
bir nevi taşmak üzerine çember özlemi 
doğru uzuyor fakat çembere dahil değil 
 
şimdi tekrardan ilk tezimizi ele alalım
 'sanrıyı dilimleyen şey oluşumdan uzak bir noktadır'
soyutu maddeleştirmek 
işte tam o an 
 
zodiac imzasında soyutu somutlaştırdı
bu yaratılan tinin bir kaba girme isteğiydi
 
kanıt , benzerlik ve çağrışım
benliğe dair izler
 
fakat bunlar 
 sanrıyı dilimler
 
nitekim
üstü kapalı gerçeğin olduğu bilgisidir

katiller rehinelerine hizmet eder
balıkçılar odunlarını yakar
yolu olmayanlar kol sevmez
 
o yüzden her telden çalıyor bando
sadece bunun için vazgeçilebilir noktadan
 
 şarkımız gemici düğümü
ispiralyada gri bir dürbünden çalıyor
 
 
 

6 Nisan 2015 Pazartesi

meteor oyuğu izindeki suda 
türetilmiş gülümsemesini sandalıma çarpar

sallanışım
suya yansımadır

ve hatta bulantıdadır o'nun keyfi yerindedir

sonrasında koya sürükler sandığını
orada yönünü kaybettiği bir yazıya rastlar



4 Nisan 2015 Cumartesi

Larissa

fazladan bir zaman içinde 
 neptün 
manzarasını kaybetmiş kartpostalını arıyor 

koro sağır edici
ölçülü kelimeler seçiyorlar


3 Nisan 2015 Cuma


keyifsiz misal



jj

zamanında inatla anı yakalamak istememiştim deklanşörde
çünkü bir serüveni pozlayamazsınız
-
solucan deliğinden geçerken 
düşündüm de 
şu asil gölge
hiç akıl karı değil

bir mucizeye ihtiyaç varsa
kurgunun dışında evrenden dilenmem
bu yüzden tahminden uzakta halkayı yok sayıyorum

şarkımız sözlerinde kabul
 dans edip karıncalarınızı çiğneyebilirsiniz




2 Nisan 2015 Perşembe

 düğümün çözümleri
yönümü
ilk kelimesi günaydın olan bir sabaha çevirdi

suça ortağım
hırsızı olduğumuz zinciri çıkmış bisiklette
arka seleye güzel 

kıyı şeridine çıkmış denizanalarını ezmeden
güzergahı hesaplıyorum

manzarayı bile eşit bölüşüyoruz



1 Nisan 2015 Çarşamba


 beline bir kemerle sarılı cicero
konçerton hırsızın cebinde silindir

kitleye sakla çemberini
sakinlik teğet değil
  
çarpışma
yarım yüzünü güzden kaçıran boynun 
 şarkımız
tutto é sciolto