30 Aralık 2014 Salı

2014

herhangi bir yıla  döküman olarak baktığım ilk mercek
planını tasarladığım 
kaydını aldığım 
 içeriğinde oynadığım 
ve 
sonrasında izlediğim bir yapıt

planını tasarladığım için de eleştiriye açık değil 
üzgünüm üzülenler için .

bu atlantis'te kaybolmuş kolyem
bu benim görevim

belki de kehanet
sadece benim değil 
çevremdeki herkesin dönemiyle çağdaş bir felaket senaryosu

gurablista'ya da kara bir leke


akıl almaz hayatların , silahsız bir şekilde akılla savaşması
akıl sağlığının tehditi
bu kadar olamaz-lı basamaklar
tüzele göçler
en utançlığa tanıklık
gümrük bekleyişleri


..vesaire


gurablista'nın arşiv katları temasında 3 ana kural


şimdi
şaklabana kralın nasıl bir şey olduğunu anlatalım
bana katılır mısın ?
ama önce onu kral yapmamız gerekecektir

bu ilk kuralımızdı

bulmacanın çözülmüş haliyse
sağlamasını yapmanızı gerektirmeyen bir nüsha olarak karşımıza çıkacaktır

bu ilk kurala sıkıştıracağınız not
farklı bir kural değil
unutmamanız gerek

yeterince bilinç deney gerektirmez
bunu zor da olsa gerçekleştirmek için mercek abaküsünde boncuk sallayacaksınız
öğrenim bu şekilde ilerler
onlar yüzler binler ve yıldızlar

eğer o notu unutursak bu tezi hatırlamalıyız
bu tez aynı zamanda 2. ve 3. kural
yeterince bilinç deney gerektirmez !

yapılan 
 basamaklara bölünmüş şeyin kurtarılması gereken hayatlar için yaptığı organ bağışıydı
ne ki göremedikleri bir şey var acınasılıklarında

mesela içi mültecilerle dolu bir gemi düşünün
ulaşımdan ve varılacak bir yerden bahsetmiyorum
sadece gemi

içinde öğretici ve analizleyici  odalar hakim
orada edindiğiniz şeyler bir kurgunun yansıması

yansımamız bize yan yatmış bir gemi gösterir
mesele tekrardan denize açılmak değil
mesele parçalarımızı toplayıp
gerçeğimizin ne kadar boktan olduğunu göstermektir

yansımama konuşuyorum
parçalar tamam
mükafatsa zaten istemiyorum
ama canımı sıkan şey 
 ipucunu tam olarak anlamadım

biraz uzun sürecek : )  istersen sigara öldür
içmiyorsan bir kahve yap
çay 2014 sürecinde patlak veren bir popülerizm kışkırtmasıydı

kültablasından
devam ediyorum


genellikle değil her zaman beyin fedakarlığı sığda eylemdi
bunu başarmış ve arkasına tekrar haneyi yaratan tuğlaları saymıyorum bile
çünkü eksik kalmadı
hepsi bir işçinin elinde zımba
suda 
ya da gösterişte eylem
nezaket güzel ama 
suda kumanda çalışmıyor

nasihat değil
sabaha yakın kurulmuş planlar çoğu zaman yoldan çıkar
keza geceleri insanlar uyur
öyle ki kontrol etmek güçtür sabaha yakın kurulmuş planları
artık siz planın bir planı olmuşsunuzdur
sürüklenenler bilir
yüzme bilmiyormuşsunuz gibi davrandığında kıyı ; kıyıdır

işin çelişkide pişen kısmı
gemide kaptanlar
mültecilere sigara uzatmazlar

su bir kenara
2014'ün görünüşü
eski bir tren
rayında ressamlar ağır ve yaşlı pipolarıyla atmosfere kahır dağıtıyorlar

fakat unutulmaması gereken manzarada kömür beyaza dönüşür 
tıpkı dolunayı gökyüzünde koruyanların gülünçlüğü gibi
benim gibi
çünkü zaman zaman ben de kendi kurgumda 
gülünç durumdaydım

endişe üzerine tümegelimler yaptım
endişe duymaktan çok insanların sizin için endişe içerisinde olmaları daha korkunçtur
ve bu diğer bir adlandırmayla ; utançtır
artık kurgu önemli bir halden çıktığında , yalpalarsınız
ruhunuz vidası gevşemiş bir pervaneye dönüşürken
rutubette doğan bir iz gibi yayılırsınız
çatı katında oturanlar iyi bilir
tavandaki görüntüyü

analizler , baştan sona hafıza aşınımı
paçayı kurtaranların terzisi yamaları böyle tümler
ve genellikle mükemmel bir tasarı 
küfür içerir

toprakta delik açanlar için elbette suyun varlığı ütopiktir
bunu o mercekte her zaman gördüm
dahası tepe kamerası bilinç ekseninde yarı çapı kanatlı bir ankaydı
fantastik değil
ama uçtuğunu da görmedim
mümkün olmayan şey 
 pervanenin yarattığı canlılıkta kıpırdıyor
biraz yabancı gelse de şimdilerde bu biraz benziyor bana

çok çivi yutmaktan vakit kalırsa
düşüncem 2014 aynı zamanda tamamiyle bir ertelenişti
durmaktı
ilerlememekti
ağaçtı , yozdu . ranttı . görevdi , bir antlaşmaydı gökle
ama en çok rengi patlak solucanlar sarısıydı

ya da
bazı oyunlarda
yan görevler vardır
onun gibi bir şey

kurgu tamamiyle bir kenara bırakılır ve devam etmek için bir ipucunu alırsınız

saygınlığın gözden düşürülüşü
ve saygınlığı tekrardan inşa etmek
bu yapabilindiği taktirde kurguya yeniden dönmektir
bunun için o anahtar kelimeyi bulmanız gerekir

ve kan bağı zedesi
ki henüz bir şüphe çemberinde izlensemde
yavaş yavaş gülümsüyoruz birbirimize

sığlıkta yoz olmuş kıyafetler
değişimin memnuniyetsizlikleri içinde aklınızdan geçer

ve bu ne boktan bir görev deyip bitişinden sonraki süreçte yine aynı görevlerle karşılaşmanızdaki sizin tutumunuz kahkahalıktır
benimki de öyleydi
solucanların derilerindeki halkalardan geçiyordum
gömleklerim giyiliyor
daha sonra onları topluyordum başka evlerden
ve tek kelime etmiyordum izlerken makinede dönüşlerini

var olan yolundalıkta , tatminkarlığımın sığlıkta yer aldığını düşünüp
her şeyi yok ediyordum

deliklerin uranüsleştiği rütbede 
küresel bir haz
ya da gösterişte ben buyum diyebilecek bir sahtelikte
çevresel bir başarı ünvanı
yoktu

çünkü sığdı beyinler
konuşulamaz
ve örgütlenilemezdi


bildiğim kadarıyla
deklanşöre bastığım karara ve plana saygım yok
bu işi cidden sevmiyorum
o gün göl kenarnda babam oltaları yemlerken ve misinanın sudan çekilişini beklerken
kurmuştum bu senaryoyu

görevime küfürler yağdırdığım gök krizim
kuzgunların ve kargaların gözlerinde yaşama dönüştü

fitilsizlikleri onları aslında yakmıyor
kumlara işeyen bir kaygı var
karga sabah konuşmasıdır 
 buna ilaven neptün ayaz dağıtır
kimyasal döngü her zaman daha etkileyicidir

toprakta kurtarılması gereken elbette çok solucan var
ama geldiklerinde analizlerimi çuvallayıp izbeye kaldırıyorum artık
saksımdaki kıvrımlarından motifimi çalsalardı eğer
ne yapmak istediğimi anlayabileceklerdi

doğru diye bir davranış şekli ya da yaşam standardı yoktur 
 yanlışı da
fakat bu zaman ilerledikçe sonucunda yanlış olduğunu gösteren bir şey
anketlerde doğru pek yoktur

çok kendinden eminler için
bir taraf kesinlikle kaybedecek çıkarımımı sunuyorum
ve cadım beynime getirdiği gelecekten mektuplarında
öngörüye dönüşmüş ön yargılarımın doğruluğundan bahsediyor
orası saklı korkularınızın gerçekleştiği bir sayfa

ben de en çok bundan korkuyorum
çünkü

bu bir ideoloji
bu bir ruh
bu bir sanat
bu bir beyin
bu bir düşünce
bu bir dünya
kaybı

bu bir savaş çanı
kendinizle ya da dünyayla

kendinizle olan savaşınızda eğer anlam çabasını gütseydiniz size yardım edebilirdim
ama dünyayla savaşınızda sizin bana yardım etmeniz gerekiyordu

bu yüzden hikayede vardınız

ve üzgünüm dünyayla savaşacaksınız


ön yargımın öngörüye dönüştüğü hesaba katılırsa
korkmalısınız

gelecekte ne yaptığınıza dair geçişlerde bulunup
ağlayacaksınız
koltuğunuzu tahmin edebiliyorum
köşeye atılmışlığınızı da

kürem yok ama cadım beynime gelecekten getirdiği mektuplarda yanlışlardan söz ediyor
dönemin şartları
geçiş döneminde oluşumuz biraz yüzeysel kalıyor
yediğiniz kirazın , midenize inerken kurtlu oluşunu duymanız hoş olmaz değil mi ?


bu
kaybı olmayan bir yazı
fazlaca gaddar
bunu yapıyorum oyalanmayalım diye
ve
aksilikler üzerine düşerken
piller kemirin 
 evren bile işini böyle yapıyor

inançlarınızdaki baş tanrıyı da aptal yapmaktan vazgeçin

neredeyseniz oraya aitlenin
en azından bu konuda uzlaşacak biri değilim

çünkü
aşşağılık bir tabana ait olma hevesinizde
nerede olduğunuzu haberdar eden teknoloji
beyni pilinde biten bir insanlık yarattı

diğerleri ne yapıyor platformlarında rekabete girip dileklerinizi astınız
varım diye bağırmak istediğiniz yerlerde sevmediğiniz bardakları diktiniz ağızlarınıza
muhabbet yoktu 
 varsa da faydacılık anlayışında ulaşmaya çabaladığınız hedeflerde oyalanıyordu
yüzünüzdeki beyaz ışıklarda acınası bir manzara vardı
kömür müydü beyaza dönüşen ?

insanlık robotunun gevşeyen vidalarında bir tortusuydunuz
kendiniz için asla yoktunuz
ama neydi şu sürekli tekrarladığınız şey ?
- böyle işliyordu düzen

şaklabandınız
ki bantlarınızın duvarda durmayacağını iyi bilmelisiniz
cambazlar iplerini kendileri seçmezler 

tüm solucanlar olarak robotluğunuzda fermuarınızı çekecek soğuğu yaktınız
ve kuru eleştirdiğiniz düzene deliklerinizi açtınız
bu büyük cesaretle ilerleyen kimyanızda fizik formülü kullanmak gibi bir şey

mantıklı bir açıklamanız olsaydı haklıydınız
ama beyinden çok ilgi ve varım diye bağıran sesinize ihtiyacınız vardı
bilinç hiç geliştirilmedi 
 farkındalık ya da ne yapıyorumlu kıstaslar da

görevim görevimdi
ama bunu ben tercih etmedim

sizler beni buldunuz
modern bir derdiniz ve radyonuzda kısılmış bir kendiniz vardı
bu sizin masumiyete bürünmeye çalışan aptallığınızı gizleyemedi

yozlukta kurumuş aklınızda geçirdiğiniz şeyler yine yozdu

kurallar koyarken omuzlarım ve planlanırken boynum
düzmece eylemlerin
diz eskiten oyuncaklarını döktü yere

oynadınız , zaman elimdeydi

ama
lütfen artık
kapı çalınmasın

içeriğin anlattığı kadarıyla
kapı solucan izleriyle dolu
her kimsen birisi de senin

ama artık evcilleştirme yok
planların gerektirdiği kararlar yok
oyunlar yok
kapı yok

neden mi ?
artık evcilleştirme oyununu beynim kuramıyor

neden mi ?

her şeyin bir temeli vardır
bu aşikar
daha sonra kat çıkarsınız
daha sonra çatı
daha daha sonra ise enkaz

enkazı tek başıma temizlemem gerekiyordu ve enkazın içindeydim
bu zordu , bu savaştı , bu yorucuydu
üstelik toprağı da düşünmem gerekiyordu

tek kişi dahi yardım etmedi , ki edemezdi , yüzeysel kalırdı

sürecin ortalarında bir buçuk ay aralıksız uyuştum
ama bu benim tedavimdi
duvara not alıp astım , aynen şöyle yazıyordu
 ' bu şey senin tedavin '

çünkü işin temelinde aldığım kararı enkazda unutuyordum
bu yüzden korkmadım bağımlılıktan

eve uğrayamadığım zamanlar da oldu üstelik gidecek hiçbir yerim yokken
krizlerimde yanlış yapmadım , patlak vermedim

hatta daha da zorlaştırdım işi
enkazın üzerine insanlar getirdim

silahlar  doğrulttum
insanlara , eşyalara , beyin sağlığıma

çünkü kendim karar vermiştim bu hataya 
 öyle ki kendime kızmışlığım nezaketli davranmayacaktı kendime
yılın başlarında söylenenlere 
olacaklara 
ve tahmini kayıplara rağmen giymiştim kıyafetimi

askılıklar gösterilmiş ama asmamıştım
hiçbir zaman kaçmadım 
 çünkü sağlıklı düşüncem planı çizer ve olacaklara dair zırhlanırdı

yılın başlarında söylenen - sen delisin - söylemine
yılın sonlarında sadece - haklısınız - cevabım sarktı

bir nasihat değil
hikayeniz ne olursa olsun
içindeki karakterleri sığda ve sizi sığa itecek bireylerden seçmeyin
bunların hepsi ( mücadele , plan , işleyiş ) bir haz verebilir , size katılabilirim bu konuda
fakat kattığı şey kitabınıza fazladan  bir sayfadır
götürdüğü şey 3 ciltlik bir ansiklopedi

enkazdayken enkazı temizlemek zor iş
toparlamak zor iş
tekrar kendi temelinizi atmak zor iş

benim uzun süremi aldı
ve evrenin mükafatı yok
en sonunda
şu fazladan sıkıştırılmış sayfanıza bakıp yorgunluğunuzu göreceksiniz

çünkü solucanlar evcilleştirilemez
bunu 8 yıl önce de biliyordum 
şimdi de
ne değişti biliyor musun ?
bu şey zarar vermeye başladı
artık yaptırımlar zamanla daha büyük yatırımlara dönüştü
ve kayıp etkilemez modundan 
 enkaz terimini aldı

daha açılayıcı bir dille
solucan evcilleştirmek için kullanacağın materyaller kayba yol açan bir şekle dönüştü
ki saygınlığı öldüremem

temel tamam , kat tamam , çatı tamam 
her şey eski halinde
ama
artık burada oturamam
evde değilim
o'nu ben bulacağım

sigaran bitmiş olmalı
kahve için zaten hep üşenilir
kuşun aydaki uçuşu - joan miro
godot'yu beklerken - samuel beckett

..
 the land between solar systems - múm




29 Aralık 2014 Pazartesi

son solucanı da teğet geçtiğim günde 
yıl
akıl sağlığımı oynamaya devam ediyor
 
bir yandan kutuya koyup evcilleştirme alışkanlığım
bir yandan da bıkkınlığı hatırlatıyorum kendime
 
fire vermiyorum
bir gemi dolusu kelime getiriyorum 
kıyıya

müzik
albümün sindirilişinde 2. kabul görmüşlükte zırva

kişi belirsiz
 ama kükürt çalıyorum ceplerinden
cepleri sıcak





25 Aralık 2014 Perşembe

korkunun bırakmış olduğu mirası bölüşmeye çalışan kaçışlar vardır
 bu gece dozu yüksek

23 Aralık 2014 Salı

22 Aralık 2014 Pazartesi

Zz

ortalama 2 yıl önce
izlediğim
fakat 1 haftadır sürekli hale gelen
sağlam bir yapıt
 zindan adası
bu adama niye oscar vermezler sahi 

-
travma kelimesinin yunanca yara kelimesinden geldiğini biliyor muydun
peki rüyanın almancası nedir - Traum
yaralar canavarlar yaratabilir
ve sen yaralısın




dağıl
 

21 Aralık 2014 Pazar


                                                              mandallanalım
                                                               kurumayalım

                                                                  

20 Aralık 2014 Cumartesi

pazar sabahlarının kente kattığı ilçesellik haline
yürüyüşler

şarkımızın burnu kızarık 
eksiğimiz kuşlar vuruyor


ağaç oyuğunda
tutarsızlık bilmecesini yarattı
onlarla birlikte dalları gevin
 
damağınıza yapışan kat
tek pencereli 

ve lafta ebelendiği sahteliğin 
yardımı yetersizse
elleri kesilir
 
ihtimal ki dışarısı sis
 
bu bardağın bize - yarısı boş - deme şeklidir
yine de kendinden uzakta öznesini gizlediği yeri tahmin edebiliyoruz
 
kıyafetim beni kutupta memnuniyetsiz bıraksa da 
 güneş çizebiliyorum

                                             
 -
 
 
 
goya kameraman olsa da
 
eserimiz
tarihe ışık tutma çabasından biraz daha uzakta
 
müziğimiz yakın bir sürpriz
 
 
-
 




ortak noktalar
bağışlayıcı fanatizm
birbirinden anlar pozisyonlu semboller
görüşler
dövmeler
aynı yaşanmışlıkların acıları
ütopya temellerinde tekerlekler
tabure paylaşımları
 görgüsüzlüğü fedakarlığın

-

şu güçlü ve gösterişli birlikteliklerinizden önce 
kendi krallığınızı kurmalısınız  
ki zaten krallıklar hiçbir birliği kabul etmezler
-

eserimiz marc chagall'ın koyu fovizmi
kübizmde kart
iyimserlikse müziğimizde otokontrol
belki de vast'ın değişimine elektron
merhabalar



19 Aralık 2014 Cuma

öpüşme adlı klimt eserini duvarım taşımıyor
çağrışımında alınmışlığı
düşüşüyle birlikte yeni bir çağrışım doğurdu

öyle de olsun
 
müziğimiz kota aşımı





biraz
vakitten çalarsak eğer
başucu maskaralığı tutunağında 
vitrin dizelerine
raflı kriz heceleriz

tavan mantarı
ciddiyeti yakalamaya çabalayan bir geç kalıştan söz ediyor
kulak asmayan rütbeliği 
cebinde tütün sarıyor
ciğerleri kadar meraklı
ayna
eğer barınabiliyorsa aynada
çürümenin düzlüğünde baygın bir zirve vardır

bu yüzden
ruhu simgeleyen ten renginde
zarları sallamıyor 


gün
henüz bir terime küt
ve
yüklenmiş onca tonda asılı boşluğa bağışıklık kazanmış saçları
nehire güz 

o
yağışa aldırış etmeden yürüdüğü coğrafyada
kısa bir adımlama hikayesi değilken
yola güldü

başka bir adlandırmayla
senin günün

 şemsiyeler aradığın atmosferde
bir şeyler var gizleyeceğin
nedeninde umursamaz ağaçların 
yaşlılığı
başka bir adlandırmayla
senin dağın

senin günün



17 Aralık 2014 Çarşamba

15 Aralık 2014 Pazartesi

seçimdir en nihayetinde
bu kayıtsızlığı gelişi güzel karşılarız
bu gerçekten bir tercihse

boş bir anımızda
bence biz durup
saygının ne denli ağır olduğunu hesaplamalıydık

şarkımız I.dünya savaşında yağmur
şu askerlerin savaşmak istemedikleri ıslaklık


14 Aralık 2014 Pazar

The Legend of 1900  

replikleriyle liste başı çeken film

-
kışı mükemmeldir ve mart ayında bir öğleden sonra birdenbire hiç ummadığın bir anda sis bastırıverir
sütten yapılmış bir perde gibi
tam sokak lambalarının altında durur
her şeyi kesip geçer
beyaz bir bıçak gibi
dostum bu sihirdir
evler üst katlarını kaybeder
ağaçlar dallarını kaybeder
Saint Louis Katedrali ' nin sivri kuleleri ve gelip geçen insanların kafaları yok oluverir
yani boynundan yukarıdaki her şey görünmez olur 
-
neden yalnızca gemiden inmiyorsun  ?
- niye niye niye niye
bence karadaki insanların çoğu zamanını niye diyerek boşa harcıyor
kış gelir yazı özlersin
yaz gelir kışı özlersin
seyehat etmekten hiç yorulmazsın
her zaman uzaktaki bir yerin peşinden gider durursun
mevsimin hep yaz olduğu bir yere
bana o kadar da güzel gözükmüyor 



13 Aralık 2014 Cumartesi

canlanan hücreler
ölü kesitlerden süregelimle bir sarhoşlukla çiftleşirken
sırasını kaçırır bir hücre
ben o hücrede yazdım tüm sorularımın zamanda zara dönüşmüşlüğünü

bir küre anıtı
gösteriyor kehaneti

dünyayı devirecekmişsin bir merhabayla seslenirken


fil
 

12 Aralık 2014 Cuma

dizayn değişir
 çatılara yüksel
dahi akvaryumları çatlat
 
belki de ben alaska'da yürüyordum
 ceplerimde içtendim
 .

gemi ilerledikçe
 göç yorgunu uyuyor
 .
ve hep en ince tabakada ruh hissediliyor
hatta kalın bir çerçevede belirlenip çıldırıyor beden
.
yaşam
her şey rekor kırdı cümlesinde adsız
.
 tek başınalıktan uzakta
 ben de yanlış anlaşılmıştım
.
kitabınızı yırtabilir 
yaşam
artık özetlenebiliyorsa her şey

                                                      
                                                          

devlet kural koyar 
polis sınırlar
 üniformalar robotlaştırır 
kameralar kayıttadır
 
 tanrının bunlarla işi olduğunu hiç sanmıyorum

 bunların hepsi bir insan güdüsüdür
tanrıyı insanlaştırmaktan vazgeçin

ya da siktiredin

özgür kalıp
sığlıkta yuvarlanacaksınız

 bunu ben bile istemem


 
 

Bu Gece Ay'dan Kimseye Söz Etme

yarısındayım gecenin
sende yarım kalma bak
topladığın taşlardan ölü doğdu topraklar

korkarsan , nöbetlerimi çıkar tozlarından
gecenin son kibritini aydınlat sigaramda

güneş vurunca perdene her şey yolunda mı ?
sen uyandığında ben görünmezliğin solundayım

bütün insanlığı öldürdükten sonra susup
ihtimal bir odada hapsolup soluklarız

doğrusunu çevirmem , anlattığım tek bi dil
boynunda ölen tanrıma sorsan bile bilir
kin ve biraz kırışıklık getirdim
ışıkları kapatınca yokluğun dile getir

bu gece aydan kimseye söz etme
saçlarında uzuyorum , yine de yetişemem
çünkü zor sana senden söz etmek
bu gece aydan kimseye söz etme

bir harita ver bana , bu gece yolun uzun
iyi dileklerinden sonra gelmemişti bana huzur
yalnız değilim , anlatırım buyur otur
konuşuyorum beynimin labirentinde seni bulup

bak bu olayın bu boyutuna da tapıyorum
uyandığında bana uyku sana hüzün dahil olur
ya da saçlarını bana dök , utangaçlığınla konuş
burası sahil yolu , kumsalına varamıyorum

rendelenmiş ütopyamın baş karakteri sensen
hareket halinde olur bu evrende her şey
kireçlenmiş odanın duvarında yarım kaldın
tamamladım seni puzzle'na kuşku katıp

sen senaryonu oyna rol yapmana gerek yok
beklentilerim kayboldu , uzadı bu koridor
rüya tarafından süslenmiş bu uyku
seni getirdi , kapıyı açmayı zorluyor

size söylediklerinde bunu fazla önemsemeyin


11 Aralık 2014 Perşembe

çarpının yolları belirliyor kahverengi aylaklığı

elimde bir iz
gün ve gün koyulaşırken

hesaplanmamış dizleri uzuyor
çizdiği resimlerinde
 
boynumdan bileğime çekiyorum daktiloyu
hoşnutluğu iki farklı renk

şarkımız sözlerinde güç


 
 



fiyata döküldüğü her yerin
ilgisini seviyor


10 Aralık 2014 Çarşamba

9 Aralık 2014 Salı

And you'll find loss  
And you'll fear what you found 
When weather comes 
Tear him down 
There'll be oats in the water 
There'll be birds on the ground 
There'll be things you never asked her 
Oh how they tear at you now        
 

8 Aralık 2014 Pazartesi

boynumu kavradı yaza kızmış deliliği bir rüzgarın
 

7 Aralık 2014 Pazar

dün dünyanın dürtüsünü düşündü , gün
gümüş gürlüğün güzünde
 
 kura çekilmemiş
yaralayıcı bir utanç
 
şerit geçilen bir yıldız kümesi
doğruluyor 
yataktan
 
yakarcalar perdeler arkasına çekilirken
 dürüst olunamıyor bu revirde
hastalıklı bir yaka çeviriyor boyunları
uğraksızlığın yabancılığı morlaşıyor tüm ellerde

uydun kuyu
devi yok
 mevsimin dışına çıkıp bu ay biraz yalan topladım
aralıksızdı
 
ve kesinlikte 
 yalandı yaz
bu bilinmesi gereken son şeydi
ama biliyordum artık
 
o yanan kibritlerin sigaralara ulaştığı sürede
hep uzun bir yol var
orası geleceğe dair uğrayacağın yerlerden oluşuyor
bu yüzdendir bazı sigaraları yakmadan önce
ateşle göz göze gelmemiz
kibriti dans ettirmemiz o boşlukta
 
geleceğe dair bir yüz
yüzler değil
 
 


6 Aralık 2014 Cumartesi

pazar sabahlarının kente kattığı ilçesellik haline
bok dolduran milyonlarca insan






4 Aralık 2014 Perşembe

hız
herhangi bir şeyden uzaklaşma süresi

 ortalama bir karar hesaplanan raydan çıktı

ağaçlar kızgın
 saf değiştirdi

 ama bu
korkutmaz

hatta algılanmaz
 kükürt rengi kaçığıyla el ele görse beni

mağara
 oralet içmeden oralet övenlerin çizimleriyle dolu
sanattan uzak
boş bir gürültü

polis kıyafetli bir küfür ben
sen illegal düşünmüştün

topraklarımı hazırlarken halkına
sen ve siz bana savaş açmışsınız

 doğrudur bütün yargılar
yalanlanamayacak kadar


ruhumu merak ettin
izlerin öğrenemedi

iyiyim
senin hediyenle çağdaş
ve bu hiç adil değil
üstelik tamamen bir hayalken


r.j
elim senin kutsallığını
bozarsa eğer,
.
ey aziz tasviri
.
severek cezasını çekerim
 .
dudaklarım eğilen iki hacı
acı sertliği
bir öpücükle iyileştirmeye
.
hayır hacı
suçlama fazla elini
.
bu edepli-saygılı selam için.
.
aziz'in eli temasa tahammül eder,
.
ve el ele bu bir dindar
aziz öpücüğüdür.
.
Nasip olsun şimdi, ey aziz,
dudaklara da ellerin yaptığını
.
Dua ediyorlar; yerine getir ki,
inanç dönüşmesin umutsuzluğa.
.
Bir aziz kımıldamaz,
kabul etse bile bir dileği.
.
kımıldama, sen de sevgilim,
azizlerin yaptığı gibi.
.
Bu sürede dudaklarım
alır senden, dilediğini."
evim olsun sana mazeret
 ıslanmayı seversen yağmurda
ki gri olur bütün maskeler 
yok bahçemde kahverengi bahçivan 
 
milyonlarca taslak
 ölmüş canlılığın manidar
kopmuş şu ipte sallanan bu cambaz
hikaye değişirse
anlatım
rampa çıkmış 
zirveye bin atla

tekrar


 
 



 


güzel hava
 

3 Aralık 2014 Çarşamba

üşenme
bu gece baykuş seslerini kuzgunlara ver eski dostum
 solucanları evcilleştirmeyeceğim

çünkü
korkuyla
kafamda susamış kadınla
tanrının tüm şehilerinden eski bir trenin lokomotifinde kömüre bulanıp öyle geçiyorum

 çekmeceler bize  bu hayatın hiç varolmadığını söylüyor eski dostum
mantıklı bir açıklamamız var
kesinlikle doğru değiliz ama hiç yanılmadık

bana şu bahsettiğin yolculuk
tekerlektir

odin'in kuzgunlarını ayırdım
huginn burada



?



2 Aralık 2014 Salı

değirmeni kemirmiş yaratıcılığın soyluluğunda
far ışığında parke olmuş gölgeni boyuyorum

yağmur azaldı
birikintide yüzüyor balıklar
 
hiç korkutmuyor mu seni mavinin sonsuza kadar mavi kalması


yozluklarında yakışmayan belkide sadece bir gömlek değildir 
zemin hazırlandı
bu ambiyansı yaratmayalı uzun zaman olmuş
  geceye en az 20 sandık yazı
gurablista şanslı
birini bekliyorum

ve müzik inanılmaz 



şimdi ise işin son ayağı
şu sığda memnun rolü yapma devresine biraz yüklenelim
hatta patlatalım 
bu rol yeterince can sıkıcı
.
yaklaşık 4-5 aydır yalandım
.
olup biteni
aptallar yeterince anlamazlar
.
tekrar gelirler
tekrar anlamazlar
tekrar onlar için zekicedir
.
katlanmak deneyinde yeterince labaratuvar yaktım
.
fo'nun dediği gibi aptallıklardan arınalım
bilinçsiz her bireyi sallandıralım
aslında ucuzluklara gülümsemeyi bir kenara bırakalım
.  
çünkü seviye günden güne düşüyor
.
bu planla beraber
yazmam gereken bir öykü
izlemem gereken onlarca film
ve ödemem gereken bir borç var
.
bunun için dışarıda bir kaos yaratıyorum
sokağa çıkma yasağında
mağaramda güzel bir eylem
.
beynini ucuz ilgiye kaptırmış
ve paçavra görüntüsünün altında ben varım diye bağırmaya çalışan
milyonlarca insandan uzakta
.
pusula 5 mil kuzeye
mataramda hiçbir madde olmayacak
ve güne tren bir cümlede koyulaşacağız
 .
ama bu tamamiyle yalan da olabilir


1 Aralık 2014 Pazartesi

dile dökülmeyen istek
delirmiş üç nesil kaşıkta duran
biraz uyuşurcasına kristallerden şilte
ama bu defa fırtına güzel
.
kaynama noktasında metrelerce adımlamış bir oda
yahut uzun koridorlu bir ev
 .
buhar için doğru cam
yanlış yazı
.
tire çektiği ayrımı sürdürüyor
zil hiç çalmadı
bu neptün kıstasıydı
.
bu ırkçı notayı çalma isteği elinde patlamış bir girişim
 .
ki çürük kıyafeti
 deşilmiş bir seri katilin son hamlesiydi
.
uzayı duvarda besliyor olmalıydı
çünkü onun da bir meteorla parçaladığı çok evi vardı
.
bu gece paspasları tanıyorum
ayakları pembeleşmiş bir soğukta canlı 
 .
ruhu ölü
başka bir deyişle bu kömür gibi bir sigara 






fırtına kötü
paket boş
 .
tekrardan uğrandığında reçeteli kimyasallara
gülümsüyor
ne yaptığını bilir gibi 
.
en uçta sark
yoksa her şeyi yerle bir etmeye bir adım daha yakınsındır
 .
siklotimi parçalamış çerçeve camı
 bu beyni salgılayacak türevde bir karışıklık
.
düne iç geçir
güne bir hakaret savur
patlak bir küfürle boşal
salgında çoğalan seni yarat
.
bahçelerde dolaş
ağaçlar yont
ama solucan olma
 .
kısık sesle konuş 
dilini ısır
seste yankılan
kulaçlar savur
ama göle balık olma
 .
koşar adım uzaklaş
filleri yak
cinneti tarihle
krizi geç
 .
tekrardan varoluş şarkısı çalsın





30 Kasım 2014 Pazar

yenilginin öğretisi olduğunu hiçbir şekilde kabul etmiyorum
manavları sevin 
turunçlar hakkında bilgi edinirsiniz
turunç toplamanıza ya da tatmanıza ihtiyaç kalmaz

ya da şu ahşaplar
tanımlanmış yerlerindedir
değişmez

ışığın nerede olduğu bilemeyiz
deneriz

ama kestirme yol her zaman vardır
sorarız
konunun içinde kapının arkasında olduğunu öğreniriz
ama yanılmayız

sadece soruyorum
özgürlüğü bu kadar sığlıkta memnun nasıl edebildiniz ?

müzik siktirolup gitsin

27 Kasım 2014 Perşembe

sabaha yakın varıldığında eve
her zaman bu şarkıyı açar
ve tekrardan sabah yürüyüşü diye adlandırdığım
kargalara eşlik ederim
.
sığda memnun olmuş hayatlara yönelik milyonlarca
 izlenimim var
 ve
ucuzluğa yönelik yüzleri gezemez parmaklarım
.
 dali gerçekliğinde misyon değiştirmiş
çizimler de dahil olmak üzere
bu seçimlerin hiçbir güzel yanı yok 
.
 varsayalım ki bu sabah
atlantis ya da mu
kanıtlandılar
.
kaybını ya da kazancını hiç hesaplamamış bir insan sizden
bir şeyler istiyor
istediğini verdiğinizde ya da vermediğinizde
kazancınız ya da kaybınız olabilir mi ?
.
insanın kendine olan saygısından öte de bir şey var mıdır ?
.
sabah önüne gelen gazete
çaya 3 şeker mi atsam yoksa 10 şeker mi atsam gelgiti
aklını kiraya çıkardığın soykırıma adanmış bir hayalet
merkürden daha koyu nezaketler 
beyin sağlığı açısından birkaç küçük antreman
ve yine aynı antrede ceketi giydirilmeye çalışan tanrı
 .
hayır tanrının ceketi yok
bezden onun derisi ve sökülmeyi bekliyor
.
kör bir algı
fazladan bir küp şeker
.
bütün yelkenliler uzaklaşıyorlar karadan
neyin ne olduğunu biliyorum
çayına limon kesmemi ister misin ?
 



26 Kasım 2014 Çarşamba

algı
iştahımı kapatıyor

doğrudan
neptün'e planlanıyorum
 
balığım o soylu bilgelikte saçlarını karıştırıyor
inanıyorum
orada o'na inanıyorum

solucan evcilleştirmeyeceğim
hayır

25 Kasım 2014 Salı

1827 britanyasında
yaşanmışlıklar üzerine koğuşlanırken
2014 sibiryasında yalandım

kendi testinde çok şıklı bir cevap
 ben kancayı bunun için parlatmadım








23 Kasım 2014 Pazar

neptün tire çekiyor , ihtimalde köprü ya da son
 

22 Kasım 2014 Cumartesi

neden hala ölmedin ?

                     direnmek intikamdı , neden hala yaşıyorum konulu kompozisyonumda buna inandım
 
peki
sert bir şarkıyla taçlandırmak ister misin bu lanet yaşantının şu dakikalarını
                                                              
 
 
bunun için burdayım
 
                                                            o zaman mahvol
 
 nereden geldiiğini bildiğim bu mahvoluş çağrısına , teşekkür ediyorum . çünkü diğerlerini hiç kestiremedim  
muazzamdı
 
kilit bir soruydu
 
kendinden sonra gelmeyeceğine inanan tek kişiydi
 
yanıtlanmamıştı
eksiliyordu
 
mizahı tamlık adına retti
 
hepimizin tek tek gözlük camlarımıza üfledi
sisliydi
 
aynasını paylaşmak istiyordu
yansımaya inanmıyordu
tanrıya inanıyordu
 
ama bunun yanında 
gözlerinde koyu bir canavar besliyordu
karşısında açık bir sarhoşluk
hiç hapse girmemişti
ama suçluydu

korkuyordu
korkusu bile muazzamdı

devrildiği kanepeyi
arşınladı
ayakları yoktu

yastığa çarptı
yastık muazzamdı

kornişlere uzandı
asılmak istiyordu
 
ve sürekli
bebek çığlıkları geliyordu kulağına
çocuğa sus diyen ihtiyardı

sıcaktı henüz kandan ayrılmamıştı
ruhunu dizginledi
duvara çarptı

tablo muazzamdı




20 Kasım 2014 Perşembe

 üşü
 
 

bu kesinlikle rutin bir hastalık
geçen yıl da aynı günlerde yaşamıştım
limon kes



19 Kasım 2014 Çarşamba

.
çarpık yerleşmeler
 başka avuç içinde kıvrık dize
minnetkarlık
sahtelik içinde aşılmış ruh
bir işe yaramaz hayvanlar
canlılık
düşman tutanağı
ve dahası
 .
ama
aklım uzun bir yolmuş
balıklar akvaryuma sis 
.
.çarpışmayan gerçeğe
orada rastlamadım
.
 koş


sözlerinde gümlüyoruz
 
bunlar
arşivimde çok sayıda ismin yenilikleri 
yardımcı oluyorlar
 
gerçekten
 

18 Kasım 2014 Salı

sürünerek döndükleri vakit hep belirlidir
fakat karada kalın
 .
 suyun yüzeyindeyim





eski bir sahnede
aynı rolü oynuyorsun
sahne değişti
.
çizgiyi bozuyorsun
 .
bu şey bizden çok ötede dizginlenmiş
 .
artık bizi bilet kuyruğunda bekletme
öz bir rica
.
ama sakın bu gece beni tanımlama
kütlesel bir emir
.
öğütler ne diyor
var mı ihtimali




17 Kasım 2014 Pazartesi

aklı yarı taşmış rafsızlığın kitapları
çok sakin bir günün dar geçitlerinde taşınacaklar
hatta yerleri bulunamayıp  atılacaklar 
en yakınlarındaki çöpten biraz uzağa
.
karakterler 
köpekler ve kediler tarafından deşilecekler
.
altı çizili sözler 
hava akıntısında 
rüzgarın sevdiği yöne sürükleneceler
ayaklara kapanacaklar
ve
çiğnenecekler
 .
hiç şaşmadı
hep bu olaylardan sonra yağdı yağmur
göz yaşları içinde okudu ve tekrar ağladı evren
 .
belki aldığı hazdan dolayı hayattayızdır hala
 yeni ve altı çizili paçavralar atmamız için
 .
peki köpeklere ve kedilere kalanlar ?
bu yüzden midir kavgaları
yok mudur o sayfalar arasında hiç güzel bir şey ?



11 Kasım 2014 Salı

neptün'e festival bir otobüs

neptün'e festival bir otobüs
boş gidiyor
ve
boş dönecek
.
tekerleri
 kalbin sismik çarpıntısı

camları
 nefesinde çizdiğin devrim
erozyona sahip parşömenler saçlarının arasına sıkıştırılmış bir not
.
şu
 bileklerinin tarihinde  
dalgaların mürekkep yaladığı
idam
.
ve
 atmosferde kendini belli etmemek için verdiğin çaba
.
neptün'e festival bir otobüs
boş gidiyor
ve
boş dönecek
.
 bizi durakta bekle


10 Kasım 2014 Pazartesi

pink floyd es geçmemiş hikayeyi : )
ama kesinlikle albümdeki şölene katılın

 

9 Kasım 2014 Pazar

 böyle 
öz



biraz ses açın
çünkü bugün pazar

 klibin ve sözlerin ne anlattığına dair bir bakın

 

8 Kasım 2014 Cumartesi

adımlarken bahis tarihi

cam kesiği restinin
bir ritmine sahip

değişmiyor
dumurlaştığı noktalarda
bir dağ hep bir ovaya hakim

koşalım demiyorum
canlılığı bozmuyor böyle durmak

zaten şimdi orada sarmadır sigaralar
ve açılmamış dudakta da en iyi haliyle
 kenetlenmiştir dumana


belkiye , harfini çaldığı söz
çırpmıştır kanat

kuşa kafes , turaya yazı şansızlıktır


güne boğumlanan akıllarsa
merak gidermek istiyor
ama ben yaratıyı yarınlara tanımlamak istiyorum


öyle ki eksiltide kupa
bir zafer kazanılmamış henüz
hatta hakaretlerle ve bilinçten yoksun gözyaşlarıyla dolmuş ceplerim
sahneye hazırım fakat perdenin motifini sevmiyorum

o anlam taşıyan ritme sahip melodisini tamamladığında
o'nu dansa kaldırmamı istiyor

ben balıklar besliyorum
kuyruklarındaki kıpırtılardan öğreniyorum dansı

ve her gece şu sarhoş söz
tekrarlanıyor

bağlam neyi gerektiriyor da
zaman birinin kolunda hasat
hiç anlamıyorum