29 Haziran 2015 Pazartesi

asılsızlığının duyarlılığı

 takip etmeye değmez bir ekosistemin içinde sıkıştığımızı farkettim
soyun tükenirken
yüzünü yüzünden kazımam
aşşağılayıcı mıydı?




26 Haziran 2015 Cuma

dünyada olan şeylerden epey uzakta
 .
grotesk bir bulut
tüm senkronu bozuyor
 .
kozmosun libidosunu araklamamdan çok süre sonra 
kendi yarattığım uğultuda gezegenimi kaybettim
.
üstelik hiç tadım yok
yorgunluğum ve bitmişliğim bir bardakta karıştırılırken
hiçbir şeyin tadını alamıyorum
çoğu zaman tatlarına bakmıyor bile
karıştırılınca oluşan girdapta oyalanıyor aklım
 .
birçok olayın üstüsteliği
donukluğum 
utancım
dolaşmışlığım
geceye çözülüyor
.
daha iyi bakıyor ve daha iyi görüyorum
fakat yorulmuşluğum daha baskın
.
çok uzağa fırlatıldım
geriye dönmeye çabalıyorum
 .
yolsa o kadar zor

çiz

25 Haziran 2015 Perşembe

Meriyogra

küçüklüğünü hatırlatan yüzler büyüdüğünde
araya sıkışmış zamanı suçlarsın

hatırla
zaman bir kavrama dönüştürülmeden önce
değişim sadece çağına denk insanlarla güzeldi

uyuşukluğum
 merceğimde değişiklikleri sıralıyor
bu çizelgede hüznüm müfettiş 

bütün yozluğu sınır dışı etmişliğim 
apollon'un beyaz kargasıyla başarısını kutluyor

 ama asıl sorun
büyük balıkçıya vertigo teşhisi 
bu canımı sıkıyor




24 Haziran 2015 Çarşamba

detachment
 -
There's a lot of things that can kill a man
There's a lot of ways to die
Yes and some already dead who walk beside you

 



23 Haziran 2015 Salı

 yola kurduğum radyo frekansında
sinyal kesildiğinde
beynim kimyamı daraltıyor
.
 camda küfürler
müzikçalarımla dövüşürken
 yansımada gülümseyecek bir umursamazlıkla izliyorum olup biteni
.
 ne güneye ne de kuzeye iç geçiriyor güzergahım
. .
yolda dinlenen
her müzik
ışıkta dönerken kendini festivalde sanan sineğe dönüşüyor
.
valizde yine balık eksik
yan gözde solucanlar için kurgular var
.
onlarca şeye tamah etmeyen
kötü adama seçilir
 bu sürpriz değildi
..
                                                                            sirk boğucudur , şarkımız yol








21 Haziran 2015 Pazar

olmayan bir kelimeyi ağzından çıkararak senaryodan kopmuştu
 .
mütevazi biletlilerinin alkışı kesilince
kurnazlıkla sahnenin tekrarı için bir mola istedi
.
ve basamaklardan inerek kulisin kapısını sertçe açtı
 .
yanımda kıyafetini değiştirirken
buhar gücüyle çalışan bir tren gibiydi
 ...
çıplaktı
mütevazi değildim ve biletim yoktu
 .
kendi kendime
bastonunda sigara söndüren bir ihtiyar gibi homurdandım
.
bir şey söylemesini beklediğim telaşlılığında
önce bir kol girdabıyda caddeyi
sonra beline vuran dalgalarla tekneyi itti
 .
bir süre sonra yüzüme baktığında
 bu deformelerde oluşan sorguyu erteleyip
dayanıklılık noktasında gezinmesini izledim
 .
tekrar sahneye çıktı 
yılmayışını değil rezilliğini alkışlıyorlardı
.
perde bitimine kadar kuliste bekledim
oyun bitti
alkış kesildi
duyduğum gürültü kulağıma eğilerek başardığını söylüyordu
 .
fakat onu kulise geri getiren rayları titremedi
sahnede vagonlarını taşıyorlardı
çıplaktı
bu defa ben mütevazi olmak zorundaydım 
 .
sigara paketimi yeni açmıştım
ve cebimde yeterince param vardı
 .
ses kesildikten 3 sigara sonra sahneye çıktım
her rolü oynayabilirdim
sahnenin ışığını açık unutmuşlardı
 ama sahnede aradığımı bulamadım
haz yoktu, kimse yoktu
.
artık
biletli biri gibi olmak
ve hiç yoktan bir vagon kazanmak istiyordum
.
mütevazi biletlileri gibi oturdum koltuğa
direkt sahneyi karşıdan görüyordum
kıçımın altındaki zengin bir biletti
 .
alkışlamaya başladım
bu bedenimin bilincime yaptığı düşük tempolu bir protesto alkışıydı
sonra durdu
 .
o korkunç kaosun arkasında kalan sessizliği dinlerken
 apar topar içeri biri girdi
 trenin herhangi bir vagonunun herhangi bir görevlisiydi
 .
unuttuğu paltoyu alıp çıktı
dışarısı sıcaktı
tren buharlıydı
.
 bütün makinistler bir treni hareket ettirebilirlerdi - dedim
ve tekrar kulise girdim
sabaha kadar orada bekledim
.
tekrar gelecekti 
gösteri için benden senaryo dilenecekti
ve kurgumu oynarken sahnede yalpalayacaktı
sonrasında utançla buharlı bir trene dönüşüp kuliste homurdanmamı dinleyecekti
tekrar sahneye çıkacak 
ve vagonlarını taşıttıracaktı
 sahnenin ışığını açık unutacaklardı
.
büyük olasılıkla ben paketimi yeni açmış olacaktım
sahneye ve sonra sahneyi en iyi gören yere doğru adımlayacaktım
birisi paltosunu unutmuş olacaktı
ve içeriye apar topar girecekti
sonrasında ben tekrardan yeni senaryolar yaratarak kuliste bekleyecektim
bu bir döngüydü ve asla yalpalanmadan oynanmayacaklardı
-
çünkü
 bütün makinistler bir treni hareket ettirebilirlerdi


20 Haziran 2015 Cumartesi

bütün nitelikleri
 beynini bu şekilde harcamayı tercih ettirmiş olabilir
 
sinirlerinden eklemlerine bütün kontrol sendedir
fakat telaşın ve korkaklığın edilgendir
 
ve bu kölelik gemisini çıkarsa da toprağa
aşındırılmış çukurda yeni bir birikinti yaratır
 
bu kabulleniştir
bu boyun eğmektir
 
yastığı ters çevir
tekrar düşün


 olsun ,
 

19 Haziran 2015 Cuma


 kültablasında külünü traşlayan kadın 
düşünde ayırt edici çizgiyi çekiyor
ve külünü asla çırpmıyor
 
sonrasında başka bir yerleşkenin fahişesi konumundaki suçluluğu
bu kente de sıçrıyor

biletlerine bakıyor çantasında raflara dizdiği
ve beyninde koltuk numaralarında yazdığı şiiri kendi yazmamış gibi takılarak okuyor
salgın yayıldıkça gelişiyor heylektraşlığı
 
ortak boşalmanın sınırlarında elindeki sigarayı dolaştırdığı için ve düşünü bölmemek için
 boşluğa bırakıyorum külü


boşluğa bırakırdı günü

eğer buradan haberi olsaydı







18 Haziran 2015 Perşembe

oysa bir merceğe ihtiyacın yoktu 
 marsın ve ayın üzerinde isimler var 
 
tepende asılmak istiyorum , uzaydan korkmaman için


kalibrede 10 mezhep



17 Haziran 2015 Çarşamba

herkes aynı eylemi gerçekleştiriyorsa
orada rütbe yoktur

hepiniz hoşgeldiniz


16 Haziran 2015 Salı

 beynim son gardını aldığında
öfkem , inancımdaki inatlaşmaydı

öyle ki
gözümü kan bürüyen hilenin
son zarında işler boyumu çoktan aşmıştı

 sırlarımın arasında
bulman gereken en son şeyi buldun
ve o hala canlı
şimdi o'nu bana bağışla




: ))


15 Haziran 2015 Pazartesi

guaj militanlarınızı parlatanlar
 mızrağınızı kalkanınıza saplar
 
ölmezsiniz
 
üstelik siz şaşkınlığınızı ve şansınızı kurcalarken
o bunu defalarca tekrarlar

sonrasında kulağında 
aynı ağzı kullanana rütbelenir 
 
elbette bu bir kural
fakat bu surat denklemi çözmüyor

bu gece neptünü özlüyorum
fakat o her gece yatağında rasyonellikten uzakta bir ışığın uyuşukluğuyla uzaklaşıyor
 
metafizik mataramda metamfetamin
sıvı ya da değil
 
ve bir saat katlanma süreme güleç birleşmelerde
uyku üvey 

 


sanırımlı cümle uyanışı
paskalya tavşanları kokuyor

13 Haziran 2015 Cumartesi

bu balkonlardan düşen bekaret
kolyelerimi götürse de
bir idamı eğitmişliğim tek günlüktür

hapsine kilit isim ve suçuna ortak olmayıp
sıradaki halkaya
doğru menzil

terzimi dolandırdım
sırtımı kazıyor



tüyelim


düne görsel
 
 

12 Haziran 2015 Cuma

 değişmeden durabilen
her noktada
 bağırıyor uzay
-
çağrısı , salyasında serilen sırnaşıklığı itiyor
ve bu gece
porselen küfrün soğuttuğu kahveden korkuyorum
-
zaman algısını karışlayan ve bu çemberin yaylarında gerilen kim ?
-
onu biliyorum
 fakat yanımdayken solucanları evcilleştirmemi görmek istiyor

bu kafamı karıştırıyor
dolaşmış bir koridorda





kuralı olan pullarla
gezegeni dağıtıyor

kürede ne olup bittiğini anlatan özrüyle
 kahveyi getiriyor masama



11 Haziran 2015 Perşembe

10 Haziran 2015 Çarşamba

bütün korkulanlar gerçekleşir 'p'
fakat direnişte gülümseyiş bir molotoftur
zorluğa karşı 
dişe vida gevşetilir
 ve en sonunda özgürüzdür

şimdi zokam parlıyor
ve balığım yolda
 


 


 
 
 
 


her kimsen artık affedebilirsin kendini

ama !
 

8 Haziran 2015 Pazartesi

bileklerinde izlediğim vals ve kanımı titreten adımınla
kurguyu camdan çıkartıp
 kanepeye sarıl
 
çünkü bu gece
tavan yarısı aklımdan geçen çizelgede
şans
dozajın korelasyonuna bağırdı
 
çizgiler yükseldi
üstelik koklea enkazda görünmüyordu
düşen tozdu
ve ben merkezini , o hareketlenmeden dikizlemiştim zaten
 
şimdi parmak izim lekeli
ve çivi zırhımdan geçiyor
 
bu kumarda
 labirentin en boktan yolunu seçti zarlarım
 
ama lütfen
 sinir oyuncaklarının arasında
krizim bu gece uyuyakalsın 


 
 



 
 
 
 

Göç

 bir çizimle böyle tanımlıyorum
 


 bir filmle böyle anımsıyorum
fitzcarraldo



ve bu evden bir şarkıyla uğurlanıyorum



7 Haziran 2015 Pazar

kutlu sözünü söyleyerek hedeften şaşmıştır brigham young !
-
ama kemiklerinde piyanomu çalacağım brigham
çünkü kimse eğitildiğini bildikten sonra dersi dinlemez
-
ve çok eşliliği savunmana dair
her birey özel kurgular ister
-
onlara sahneden seslenirsen senin ne halt olduğunu çabucak anlarlar
söylediklerin söylemediklerine dönüşür
-
yanlarına bir tabure çekip oturmak istemiyorsan
tekrar doğrul ve senaryolarıma bak
-
bu aklı kazıtmış halim
 bu kurguladığım her şeye ulaşma mesafem
burada ağaç yok ama sen suya bel bağlama



5 Haziran 2015 Cuma

daktiloda rimel 
süregelen bir yanlışsa eğer
daksil , kuruşuna karşılık olan altın bir kafeste bekliyordur
 -
ruj gecede jargon
 retina sessizliğe bando
-
fakat
o'nun kartonlardan yaptığı
keyfi yorgun mağarasında
 bir saat durdu
 -
her gün karşısına geçip
bir defa da olsa onu doğruluyorum
 -
bu yolun nereye gittiğini bilmiyorum
ve levhalar her zaman direktiflerinde durur
 -
şarkımız kanyon

3 Haziran 2015 Çarşamba


küt firavunun elinde
kum bir avuç
zaman kepenklerini indirdiğinde paraya
hep bir ağızdan söylediler ağıtlarını
gözlerine kanarsanız muhtemel konuyu saptırıyordur
o asla yarattığınız anda durmaz


illegal bir ışığın altında
beni bir kral yap bir de şaklaban

sonra kaçışına tanık paralel beynimdeki ipin ucunda
farkındalığını salla
 
şimdi düşüyoruz
fakat
rivayetlere inanma
 çünkü sadece senin değil bu rüya

arabalar taşır kabus
ihtiyar bir cevapla reddedilir hitap
 bu bir kumar
son hamle uyanmak
 



2 Haziran 2015 Salı


pilli bir yaratığa dönüşmedim diyebildiğin
küçük odalarında farklı dünyalar yaratıyorsun
 -
benimse her şeyin üstüste geldiği bu aksilikler silsilelerinde
ulaştığım yer metalik mavi bir tuzak
-
bütün evrenim orada sadece seninle iletişimi sağlıyor 
fakat bir saniye
hikayeye dönüyorum
-
onlar da dönüyorlar , üzerime doğru olan göçü izliyorum
bu defa karşı koyacak otorite yok



1 Haziran 2015 Pazartesi

Danslarında Dalgaların Mavi İspiralya


yürüyorum gölgesinde ay'ın voltalarında
deniz ölüyor bugün , babamın oltalarında
asma surat akbaba , leşlerinde tramvalar
danslarında hırçın dalgaların mavi ispiralya

kaplanmış alyanslarla , avcumda kararmalar
belki bu gece güneş ufkunda sararmaz
saplanmış sineklerin kanatlarında zaman misina kopartır fakat
kum saatin bundan bi bok anlamaz

hangi yüzüne maske takıp
hırpalanmış resme kanın
hastalanmış bakır yatakta , ayaklarında sesler yakıp
antika televizyonlar bir geceyi anlatır
odam kısık sesli bir polende sancılanmış adaydı

hataydı en güzeli bu anın resmini çizdim
tualdeki renk prangalanmış en güzel kindi
saatin omurgasında yürüyen solucanlarla  ıslık çalan korkuların ,
ütopyamla karışmış en güzel şiirdir