29 Mart 2018 Perşembe

Sabaha Karşı Bir Peri Masalı






bırakılır bir kenara 
kaldırımlar ketum referans 
çantasına atar yükü mesela 
gözyaşları yüzüne tütün sarar 

duyarsızlaşan 
ilki gerçekleştirdi 
kendini artık bize tanıtamaz 

ufak tefek şeylere kırılamaz 
artık bir şey düşünürken sırıtamaz 

ışık hızında bir far yaklaş 
içine inat parlak makyaj 
gecede girdiği kadrajda 
bilir ki yüzünde hüzünlü montajlar

credits

 March 29, 2018

28 Mart 2018 Çarşamba

Sabaha Yakın Bir Peri Masalı


gece karıştırdığı alkol renginden
 cebine girmiş biraz daha fazla parayla

sabaha doğru sisle dağılır

çantası antikor yutmuş 
bir geri dönüş aramakta
fakat 
damarlarındaki debi yüksek olduğundan
hiçbir şeyi anımsamamayı tercih eder

o asla geriye dönemez
onu sarı taksiler ilerletir

yürümeyi sevmez
nedeni
cakasındaki ışıltının dikkat çekmesi
paranoyasında
olası parıltıdan kimlerin haberi var? 

rahminde para biriktirmesi gerekiyor
hepsi bütün halde destelenmiş

fakat önce 
bütün kağıtları buruşmuş bulur 
gün ortalanırken
uyandığında 
masadaki kahvesiyle
kağıt paralarını ütüler

sisten güzel bir buhar

sabaha doğru sisle dağılır
bir sarı taksiye eli kalkar
lodos dudağını
parçalayamaz

taksiye bindiğinde
her şey bir adım geri çekilir

tekerler, aynalar, koltullar ve koltukdaki

bu ambiyans onu hızlanmaya iter
o asla parasını aptallara kaptırmaz
onun antikorları asla geriye dönmez

o gece içindeki kendisi için cimri olur
taksiye  para vermez

sabah sisi dağılır
rahmindeki paraları tökezleyerek saçar odaya

gülümsemesi
onun olmayan bütün kapıları açar

en büyük deliliği
elbisesinden kaçmadan
uyumak

senaryom olmasaydı
antikorlarına ninni peydahlardım


There's forest fire up in the hills again
Always reminds me of the night we spent at the river's edge
For hours standing hand in hand
Too chicken shit to just go diving it
Too scared to turn away and face the fate that awaits us both back on land
Forest fire has a smell to it
A certain sweetness that misleads us to believe that everything's well again
The summer's sweltering
The kind of heat you feel inside your feet radiating upward from the earth within

If I was a smarter man I'd've never gave you momma's wedding ring
I'd've went ahead and just pawned the thing
Skipped town and never called again
But your brain never listens to the songs that your heart'll sing
I ain't no Christian, that was momma's thing
I don't know how to pray and if I did I'm not too sure He's listening
To me it's whispering
I don't know
Maybe there is some fucking magic in giving language to hidden things
Who are we kidding kid, we were just born into this
And what the hell would make us think that we were any different?
Your daddy did the same, my pops did it too
They came to the same spot asking that river for some clues
All they got was wet shoes
And they gave birth to me and you
So tell me darling
What the hell are we supposed to do?

We'll dance alone together
Held back by the fear that one day
We might get so close
We'll never be strong enough to separate

She had this dream that's clever
We could fold time and space
I like you
You like me
Why are we so afraid
Why are we so afraid

20 Mart 2018 Salı

Ekinoks Takozunda Kilit Motif


ekinoks takozunda elips motif için

odağın
 tüm kombinasyonları denendi

med-cezirler 
kilit desenlerine direnemedi

ekinoks takozunda kesilmiş motif için
önce
koz taşımı frapanlığı

sabit imzalar içinse
diviti kandırın

milim hesaplamalarla
göbek bağı

ama ben
mumlardan uzakta
mumyalanan gerçeğimle
neptün'de kumanda pili değiştiriyorum

mesela
yeraltından
turmalinin ortaya çıkmasını istemiyorum

gölgeleri izlemiyorum

alfred tennyson benden iyi kazık atıyor

tam yerinde bir anlaşılmamışlığın lisanına uymak

çünkü
solucanları karada bıraktım
sandala olta dahi almadım

boynumda rigova bağı

neredeyse
 su olmasa özgürüm

yakamozda güzel fikirler var



19 Mart 2018 Pazartesi

Cidden Resitalinde Misina Çekeri

sis'i

omurgalı doğurganların
çakralarında
id
bulaşmış
tanrılarla
tiz gözlü mağaralardan
yükseliyor

çiy'i

koşullu histerilerin
saydamlığında
cam
kesmiş
soğukla
iri yapraklı bahçelerinde
eriyor

tereddüt 
güzel çiçek

terennüm
tüzel künye

fakat kusursuz olan
kendisini 

 kelimeye sığdıracak kadar titiz
ve
anımsatacak kadar 
dahiyane
olan
bir fanusa uzatıyor

akabinde
dünyayı sular altında bırakabiliyor

ve ben bugün 
takvimlerden
 sadece
balığımı 
kaçırıyorum






18 Mart 2018 Pazar

Jean Arp İçin Somut Bir Neden


ovalde
vorteks

 alışagelmiş ışınlar

diğer bir tabirle

yabancı olmayan ışınlar

buna rağmen sanrılı ve sınırlı olan tek şey uzaydır

burada

'dahası'

bütün örs değerler bütününe
selanik'ten bir yıldız tutar

'dehası'
ise
ana renkler arasına biraz su koyar

her şey hızlanırken
sabitliğe
heykeller yap





17 Mart 2018 Cumartesi

Göl

gün çıplak uyur
bu deşilmiş gölde

 göl

sesim sesim kalsın diye
lunatik gerillalarım uzaklaşır
perde perde günden

göl

duruyor durgun kuzgun

bir fırtına
anakayayı yudumluyorum 

ara katımda uyukluyor ruhum

fırtına
 dünya kıyafetlerin arasında
benim gömleğime sırnaşıyor

mandalları kandırıyor
ipi yağlıyor
ve alıp gidiyor gömleğimi 

düğme düşüyor

göl de göl

her yere çarpıyor 
dezenfekte kötürümler lekeleniyor

ama coğrafya bu kadar
her yer 

göl de göl

tekrarlar mandallanıyor

yıka, yıka, yıka
boya, boya, boya

senaryonun kurguları
beni bekliyor

arakatımda ikna ruhuma 

kozmos gülüyor
yandaşlardan çok 

göl de göl

yükümlü 
hakim aynanın karşısında yargıç

ütülü 

göl de göl

iade posterim duvarlarda





16 Mart 2018 Cuma

Kurdela Kesimi



taçlı bir frekansın artçısına kapılıp
ya uğrarsa
diye
ay'a çekidüzen veren
ihanetlerin
gevelediği
kıstaslığa

beyaz bir gardenya

lütuf bunu gerektirir

rötuj fırçaya
kurgularım yoğun

disiplini ve alçalmamayı
tercih ediyorum

keza keyfime kim karışır 







Kayıtlan



güneş yanığı yüzünle
bir tepenin rüzgar çeken yamacına

oradan zihnimdeki salyangozun titrediği soğuğa

demirler kesiliyor kat kat

dayatı bir asılsızlığın izleriyle

menteşelere sıkışan iplikleriyle
vasat sökülürken
bu renkli kabanlar

yine de ben bacaklarınızı kesme işaretiyle ayırmam

bir sürünün sesi
hep bir sürünün sesi

politik dehlizin asaları

hepsinden ağır başlı bir çorba

sanırım yordum







12 Mart 2018 Pazartesi

Sedna

bazen hatırlamıyorum 
batıl düşünce 
aklıma 
nezaket takılır 

bütün sahneleri , oynatır aklım 
keşkesi mümkün olana yatılı kalıp 

saten dekorlarla 
flanel kışa 
bir larva armağan edip kaçalım 

küskün kostümler alalım 
üstü kalsınla bir sigara yakalım 

boşluğa atalım bütün sıfırları 
adı olmasın livarların 
tadı olmaz tekrarların , hayır ! 
adalarım duyar tavernayı 

keza 
tezat bir yanımda rota 
yanımda yol alan eski bir iskota 
tornistan bu karambole inat 
tolerans tokuşturur fırtınam 

hezimet apolette üvey 
algoritmalar pusula tekmeler

8 Mart 2018 Perşembe

Hıfz ( Tepe Kamerası Ağzından )

.
yüzüm
küme tümün sırtından
bilinçli rantlarla
orion yayında gerili
.
grafolog 
misina sıyrığı ve kanca deformesi
avcumu
baatıl izlerle öpüştürüyor
.
ama ben bu sırada
tepe kamerası için imzamı kovalayan eldivene kavuştum
.
askılık
zamanın yavaşladığını
ve
hep göğün kadınlığını açtığı renkle meşguldü 
.
mercek tozları paçavralarla silinirken
kusurluyum
ama dilim hokkabaz
.
mercekte ilk göze çarpan kuram
yükseğin refahı / meteorlar taşmasıdır
.
arka plan uğultusunda
.
'paspasta kral'
'halıda cambaz'
.
yelkeni çeviriyorum
istediğim rotadayım
.
hafızamı karıştırın
bir yıl önce KÜME de
bugüne kadar olacakları yazdım
.
garip işler dönüyor dünyada
ıslak metinler düzüyorum
fareyi tutup kuyruğundan damlayan mürekkeple yazıyorum
.
yelkeni çeviriyorum
istediğim rotadayım
.
fırtınam sesinin tayfında
tabelalarımı yerinden söküyor
.
oynağım rolü
boynumdan çıkartıyor
.
o çemberin içine girmek tamamen delilikti
bütün yozluklara gönüllü toz
.
.ah. 
unutmadan
yabancı kalanlar için tanıştırayım
 tepe kamerası gurablista'nın azı dişi
misina geven nüshasıdır 
asla şu sağ tarafta duran solucan evcilleştiricisini (!) düşünmez
.
içerik değişse de tanım aynıdır
.
ama bu mercek
hafızam sinapslarla bocalandığı için
delik seyirlerini aktaramaz
.
paslanamaz elimde bu kamera
yerine koyma vakti
.
eldivenleri dişlerimle çıkarma vakti
.
kürek bir müzik
sandalım temiz
yakamozlar çivi
.



a picture hangs on my wall and hears what i talk about i'm drawing circles and i'm getting dizzy now oh, how have you been? i haven't seen you around all is fine if you believe it, just don't talk about it sit in a phone booth to act like you don't exist i'm prescription-less but i'm making it there's a hole in my window if you want to sneak in there's a crack in my windshield and i'm waiting for it to cave in my reflection is looking a lot older now the wind is singing again carrying me with it glitter eyes from the drinks we are so important all of the lights from the clubs and the people's attention all of the snakes sing their songs we die for all of them i'm not even your friend and i died for that all of our selfish time spent hoping no one will notice fragile mouth's in our hands didn't you notice?




her telden

2 Mart 2018 Cuma

Haftalık Kaçamak



dulda !

dalgınlığımdan 360 mil sonra
beni duraksattığına inanıyorum

ama nereden bilebilirdim
nemesis'in bir insan bedenine girdiğini

ama o artık öldü
magazin intiharı fazla ses getirmedi

o dalgınlık bana aynı tonlar uzattı
tuzaktı

aralarından ayırt edebileceğim saygının
haftalık kaçamağıyım

bu hem iyi hem kötü olan şeylerden
hatırlatıcısında balık

melatonin örtümde
seni yatakta paylaşan kimlere rağmen

her şeyin dahisiydim

olacaklara imzam 
italikti

kum viski
dipte gölgemi araklarken
hesap etmediği bir şey


nefes bulanıklaşmışken aramıza
netliği neden öpmüyorsun ?


Jonathan, give me life. 
To the South Atlantic Ocean, I'll retire. 
Hunting down schemes after dark, 
We'll drink until our eyeballs bust. 

But you're already blind and you're stayin' up to piss in this dirt 
And if I boil down, will the others realize what I'm worth, worth to you? 
Boy, you've been here for two hundred years 

One jug of rye and I disintegrate. 
You old motherfucker, make my memories erupt. 

When she held out her hand and I came in the way that I left 
If I could design a moment, I'd have wept, wept for you 
Boy, you've been here for two hundred years.

1 Mart 2018 Perşembe

İpler Uzar Yollarına


eğimi dakik

 eğimde
ay'ı 
santim santim hesaplar

ve
 kulağına aşina olmayan bir dille
 yalvaran mimikleri
frekans aralığında
oyalar

o'nun deyimiyle 
onlara
tekrarladıkça uykularını
tutsaklığını örer
kendi uydurması bir mille

tüm dönemeçlerde zihninde çalan şarkıyla
 büyüsünü satar fiskoslarına 

ipler uzar yollarına

arada bir sadece çakmağı değişir
bu o'nun tek saygıda bulunduğu aitlik

makaram sakin



The falling face of Ellis Island Was she truant or behind? What did you see back then? Was she divine? They were out there In the back roads Making time to drink their tea What did you sense back then? Did you feel defeat? One day they’ll find you westward Too dazed to find the scene Sitting on the red boat Sipping on the finest new vaccine Have faith in dark days They will turn around It takes one to know one Since you’ve been around And if you see something In a seated plastic smile You better say something If you haven’t seen it in a while (All hands in the doorway They never see you All hands in the doorway again) Have faith in dark days They will turn around It takes one to know one Since you’ve been around When it breaks down And the rest is seen “The fall” is all they’ll say When you come home And your home is gone And you’re on your own again Will you count twice When the count is out And you count Who’s on the floor The beat goes on Although you thought The writing’s on the door It’s just some time That’s better spent Working in the mind When you can’t retreat And you can’t speak sweet And you can’t fake all the time Will you wait and keep the weight Or will you break the door? It takes one to know the way Tell me, can you hope for more? Have faith in dark days They will turn around It takes one to know one Since you’ve been around