yaklaştıkça daha çok koyulaşıyor ışık
boğaz hizasına getiriyorum zamanı
yine de bir baş kaldırış yok
beynimdekine
telafuz edemeyecek kadar
görünmüyor yazı
kanmaya çalışırsak eğer bahçede
yeşil pastel kusmuştur tanrı
gece uçurtma uçuran çocukların
gözlerine saklı bir şey
labirent dolusu çekmeceler açıyorum
kilitlerinde pas tadını aldığım
ve senaryomuzda
yürüyecek miyiz daha çok
16 Kasım 2011 Çarşamba
15 Kasım 2011 Salı
Sığ

aynı soyad hep aynı kuralda
nedense dem tutmamış bir mevsinin içindedir solucan
onu da yarım ayaklı kol saatiyle tanımlarsa tanrı
balık olmayacak asla
gösterişli olmayan
aynı zamanda
fanus içine uzayan
köstebek yuvalarında
merkür kokan dudaklara ışık sızdıran
kullandığı izmaritlerde saçlarına renk beyaz
ve çok adım atılırsa gölgeye
o kadar
aydınlanır hava
14 Kasım 2011 Pazartesi
Notalar Değil
ne kızıla benzettiğin
el değiştirmiş
kumanda
hep kartlar şekillenir
ve biraz daha
soğuk
o an
yeşil renkli istifrada
yansıdığında
paslanmayı seçiyorum
el değiştirmiş
kumanda
hep kartlar şekillenir
ve biraz daha
soğuk
o an
yeşil renkli istifrada
yansıdığında
paslanmayı seçiyorum
13 Kasım 2011 Pazar
Mi
mevsim üşütüyor ayaklarını
tersi dönüyor kaplumbağanın
değişiyor kadın , rozetleşiyor elbise
bir çıkıntı var gölgede , ayakkabıdan renk almış
mevsim çürütürken olanları , suçu yok dudakların
parlasın pedaller
çünkü hep hızlı çekilmez bu yol
yeni levhalar hazırlayıp sıcak iklimler için fotoğraf kareleri mi ?
biraz fare zehri
kül zeminde gömülmüş ve
toprağında böceklerin şehirlendiği çiçekler
ve hep
şişman kahkaha
laçka yağmurun gazabına uğrayan
saksıdaki bel ağrısına tutunur
tersi dönüyor kaplumbağanın
değişiyor kadın , rozetleşiyor elbise
bir çıkıntı var gölgede , ayakkabıdan renk almış
mevsim çürütürken olanları , suçu yok dudakların
parlasın pedaller
çünkü hep hızlı çekilmez bu yol
yeni levhalar hazırlayıp sıcak iklimler için fotoğraf kareleri mi ?
biraz fare zehri
kül zeminde gömülmüş ve
toprağında böceklerin şehirlendiği çiçekler
ve hep
şişman kahkaha
laçka yağmurun gazabına uğrayan
saksıdaki bel ağrısına tutunur
Yaklaşık
sabah şarkılarına günaydın
akşamdan kalma güneşi al
uslu bugün kaldırım renkli alyuvarlar
duvardan dansa kalkan el yazımın omzundan düşecek olanlara
hediyedir kulp tutan parmaklar
kahve mi ?
henüz değil çünkü ilizyonist bir renkteyim
deklanşöründe çakmak çalar notalarıyla piyanist
ve manzarası martıların ayaklarındaki siren sesi olsaydı
kirlenmezdi parçalanmış karakterin
şimdi yıkıp gidin bu şehri
artık kalkıp esnemesin
buharlaşınca özgürleşen tenlerden pıhtı verin
ve ya beyaz bir sayfada haritadan çıkıp gidin
çünkü bu takıntılarınızda işçilerin eylemidir
akşamdan kalma güneşi al
uslu bugün kaldırım renkli alyuvarlar
duvardan dansa kalkan el yazımın omzundan düşecek olanlara
hediyedir kulp tutan parmaklar
kahve mi ?
henüz değil çünkü ilizyonist bir renkteyim
deklanşöründe çakmak çalar notalarıyla piyanist
ve manzarası martıların ayaklarındaki siren sesi olsaydı
kirlenmezdi parçalanmış karakterin
şimdi yıkıp gidin bu şehri
artık kalkıp esnemesin
buharlaşınca özgürleşen tenlerden pıhtı verin
ve ya beyaz bir sayfada haritadan çıkıp gidin
çünkü bu takıntılarınızda işçilerin eylemidir
28 Ekim 2011 Cuma
volim te
odaya girdiğinde
bu dünyanın sayılı tablolarını ele geçirmiş gibi
hissediyorum kendimi
küçük makasları alıp saçlarını kesmek isteyen
evrenin belirsiz saç renginde
yitip gitmiş balıklar
yok olmasının sürecinde
kalıcı vakitlerden
daha çok elmas biriktirdim teninde
bu uzayın kutsal madenlerinden
yugoslav bir şarkıyla dolaşıyorum
duvarlara çizilmiş yine aynı iklimin haritasında
soy ağacımıza birini daha ekledik
bu gece
tanrı yukardan gülümserken
bu dünyanın sayılı tablolarını ele geçirmiş gibi
hissediyorum kendimi
küçük makasları alıp saçlarını kesmek isteyen
evrenin belirsiz saç renginde
yitip gitmiş balıklar
yok olmasının sürecinde
kalıcı vakitlerden
daha çok elmas biriktirdim teninde
bu uzayın kutsal madenlerinden
yugoslav bir şarkıyla dolaşıyorum
duvarlara çizilmiş yine aynı iklimin haritasında
soy ağacımıza birini daha ekledik
bu gece
tanrı yukardan gülümserken
26 Ekim 2011 Çarşamba
Para
seninle daha çok karşılaşmak için bu kumarı oynuyorum
bahçemdeki kan lekesi
aynamdaki ruj tenine dokunursa şayet
karşılaşmaların en sürpriz ismidir
yanaklarında damlayan
musluklarım
korkar mısın , hiç bir şey olmadan
o'na tutun
ben o'yum
bahçemdeki kan lekesi
aynamdaki ruj tenine dokunursa şayet
karşılaşmaların en sürpriz ismidir
yanaklarında damlayan
musluklarım
korkar mısın , hiç bir şey olmadan
o'na tutun
ben o'yum
25 Ekim 2011 Salı
Yankılanan
kalabalıkta titreyen sis balonları var donmuş ellerinde
haritanın sonu yok
ve avcunu her açtığında bir kir konuyor
bu şarkı sıcak
bu kare temiz
haritanın sonu yok
ve avcunu her açtığında bir kir konuyor
bu şarkı sıcak
bu kare temiz
24 Ekim 2011 Pazartesi
İki
iç kısmı
boyanmamışsa
ve kirden uzaklaşıyorsa venüs
ölmeyi seçer bir de
sadece aynı manzaraya bakmak için
dünüm
gece ay , gündüz güneş olur
ölülerle vardiyalı bakışırlar
ve sadece hayatta sağ kalanlar bakar önlerine bu kitaptan
ceplerindeki kiri temizlemekle meşgul güvercinler
onlara görünmeden
beraber kaçabileceğimiz son yer için dinleyeceğimiz ilk şarkı
boyanmamışsa
ve kirden uzaklaşıyorsa venüs
ölmeyi seçer bir de
sadece aynı manzaraya bakmak için
dünüm
gece ay , gündüz güneş olur
ölülerle vardiyalı bakışırlar
ve sadece hayatta sağ kalanlar bakar önlerine bu kitaptan
ceplerindeki kiri temizlemekle meşgul güvercinler
onlara görünmeden
beraber kaçabileceğimiz son yer için dinleyeceğimiz ilk şarkı
14 Ekim 2011 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)