31 Temmuz 2015 Cuma

bütün belgeler bir holograma dönüşür
ilizyonumu seyretmedin mi ?

ve sonra ruhun somut hali gençleşerek 
tenine siner
bu tuhaf bir kokudur

kırlangıç sesli sabah
boynundan öper geceyi

gölgede henüz rengimiz belli değildir
ve yerimizi tekrarladığımda
ikimizde değişiriz 

bu gece gözünü gasp etmediği insan kalmayan 
 ay fahişe




 


30 Temmuz 2015 Perşembe

 bahsi geçen durumun kuralı
suratına yerleşmiş fezlekeme aykırı
 
biz ayrı kollara ayrılıp etrafı kolaçan ederken
yanına çaylak kuruntuyu oturt
 
sorgundaki her soruda
ezberletilmiş cevaplar işime gelir
ve
mavi ay için rüşvet verenler ortalıkta gözükmezse
tenini güne indekslerim




 
yeni yüz
 

29 Temmuz 2015 Çarşamba

koleksiyonumun ağzını açıp
beynimdekini rafa kaldırdıktan sonra
yeni yolculuğumdaki kararıma
önce imza
sonra ise başlangıcına tarih atıyorum
.
kural -I-
.
güzergahında her şeyi kabul et
basamaktan uzak evrelerden geçerken de bireyi deneye tabi tutup, irdeleme
.
kural -2-
 .
kararın stabil olması için yanına çoklu maskeler al
çünkü senaryodan uzak bir rolde benimsediğin şeyler arşivine zıt düşebilir
 ve onları mümkün olduğunca olmayan biriyle tanıştır
.
kural -3-
.
torbayı genişlet
azaltma ve hafifletme amacı gütme
 .
kural -4-
 yolun sağı ve solu tarla
topraktan yoluna çıkanlara dahil olarak topraktan bir o kadar sen de çıkar
ve asla sıfatlandırma
bu benimsemen için altın kural
.
kural -5-
harfler kendine ihanetin resmini kabarttıkça
onlara bir levha gözüyle bakma
 çünkü onlar sana yolculuğunda eşlik edecek şeyler
.
kural -6-
evcilleştirme krizi tehlikelidir
devinimi sağlayan saydamlığa , gerçeği hatırlat
faydacı tutumları beyni yutkunanlara başka yollu sat
.
kural -7-
yakınma 
-
 .
gurablista yazıtları
temmuzun sonları
 ilk emir -uy !



27 Temmuz 2015 Pazartesi


the turning
çok memnun oldum tim winton
 
giriş kısmındaki replik insanı direkt olarak kitaba yönlendiriyor
başı çeken bir bölüm olarak tutuyorum listemde
 
-
çünkü bir daha dönmemeyi umuyorum
çünkü bir daha dönmeyi .. çünkü bir daha dönmeyi umut etmiyorum
onları geride bıraktım
aşşağıda bir yerlerde
artık yüzler yoktu
ve basamaklar karanlıktı
nemliydi , pürüzlüydü
yaşlı bir adamın boş saçmalıkları gibi onarılmaz durumda
ya da yaşlı bir köpekbalığının aşınmış dişleri gibi

her kim olursa olsun çözmek ya da anlamak için çaba sarfetmeyecektim artık
çünkü zamanın kendine özgü olduğunu .. her yerin farklı olduğunu anlamıştım
ve anlamak , açıklığa kavuşturmak için
kafamda durmaksızın düşündüğüm şeyleri unutmak için
dua ediyordum artık

çünkü bu kanatlar uçmak için değil artık
havayı yaran kanatlar
gittikçe küçülen ve kuruyan
bizim arzu ettiğimizden çok daha küçük olan havayı
bizi önemsemeyi ya da önemsememeyi öğretiyordu
olduğumuz yerde durmayı öğretiyordu
yine de bir daha dönmemeyi umuyorum

bir daha dönmeyi
bir daha dönmeyi umut etmiyorum

 
-
 
 -
 



 
evet , kurguma uymasaydım çok daha başka olurdu her şey
ama yerim 4 sene öncesinden rezerve
buradayız
 
 ben asla zamanın götürü felsefesine tanık olmayı seçmem
ve şimdiki zamanın faydasından haz almam
 
 diğer bardakta duran mideyi çok zaman önce masada bırakmıştım
şimdi kadeh kaldırıp
olan biteni dinleme vakti
 
işler tasarılarımdaki gibi 
 bazen kendime acımamışlığımın ceremesini çekiyorum 
bazen de kendime verdiğim ödülleri alıyorum
 gün geçtikçe 
 
 şarkımız değişmiyor karen
inan !


 
 

26 Temmuz 2015 Pazar

kanı teninden ayıran keskin karaltıda zarı kaybet
 moleküle dönüşmüş ruhumla birlik olup küle konuş
 
bu bir emir ! 
ve bu emir revirimde ıslık çaldıkça kaybediyoruz


..
  dikkatli bakıldığında
dolaşıklığının sırrı yüzünde sırıtıyor
 
ve ciddiyetindeki kin 
dibinde kıvrılıyor
 
ama senden birkaç asır daha eskiyim
yaşlı ve evcil
 
ateşin karşısında veresiye sunulmuş melekleri dudağına sürdüğümde 
sen kimi suçluyorsun 
 
ben
sırtını öptüğümde hep düğümü çözdüğümü zannederim
 
şarkıyı değiştirmiyorum
 





25 Temmuz 2015 Cumartesi


 durup dinlenmek geçen süreye dahildir
ve susup da dinleyenler için susmamız adildi


şarkımız çaba-da yanıyor
evcil hayvanınızı üzebilir

The waltz on her father's shoes


canlı , cansız 
dejenere olmuş her şey
özlerine kavuşur

yardımımın
 dingin bileklerinde fırçama kattığım renk
kurudukça 

yarattığı kutupta soğuyorum
dişlerime bakıp gülüyor
 bileklerine kanıp öpüyorum

 burada grotesk kütleleri
dünyaya sızdırmaya çabaladıkça
iniş çıkışların bedeli artıyor

ama burada savunduğum ve stabil ilerleyen her şey için
yılmamak
küsürattır

bir alman göçmeni eylemin ağzından çıkan şeyler gibi




22 Temmuz 2015 Çarşamba


19 Temmuz 2015 Pazar

American Heist 
 
daha güzel bir son olması açısından belki düşünülebilir
genel açıdan gayet akıcı

 -
- sen ve ben dünyaya karşıya ne oldu 
- dünyayı bana karşı çevirdin
 
 
 
 
 
 

18 Temmuz 2015 Cumartesi


her yem oltaya baş aşşağı ve iğne gövdesinde kalacak şekilde yerleştirilmişti
böylece hiçbir balık ustaca gizlenmiş olta iğnesini göremezdi




17 Temmuz 2015 Cuma

bunlar anagram
ve metodumuz yanlış
 
göç yollarını tıkayan akbabalara inat
benim olmalıydın
 
 

16 Temmuz 2015 Perşembe

hayır
bu ilk yanılgı değil
 .
ileri geri hareketliliğinin
renklerine sarıl
. 
ama delilik , adamı bir defa yola düşürür 
.
salgın kuruduğunda akışkanlığına benzer
zor oluyordu bir arbede esnasında çiziğini bulup kanını emmek
.


 




15 Temmuz 2015 Çarşamba

 galaksi açıyorum bir şişe daha
ay'da saatinin sol tekerlerini değiştiriyor sigaram
sen fotoğrafımızı çekiyorsun
-

I built a wall
I cut you off
No there's no lie
That's gonna fix this hurt
I played the saint
I cursed your name
Now there's no one
But myself to blame

That you're gone
wait...

14 Temmuz 2015 Salı

devrilen ağaçların yaprakları
sökülen bir rüzgarla
 çalıyor ıslığımı dudağından
 .
melodi kökünü unutur 
savruldukça havaya radyomun bilançosunda
.
ama aklın
 yanılan bir frekansla
 torbaya daha solucan
.
şişenin kahverengiliğine çarpan festival ışığı 
gölgemi düşürüyor suya
.
şimdi alkolün dümeninde paslar
akımı durdurmak için
iki ayrı kutupta hala seni arıyoruz
.

 
As your skin starts a scratchin’
Wave yesterdays action goodbye
Forget past indiscretions and stolen possessions
You’re high
 
 
uyanır uyanmaz düşüne şirk
 sikik ibadetin yosma

ama bugün plüton'a en yakın yerde yeni ufuklar

13 Temmuz 2015 Pazartesi

 tesadüfle çizilmiş resmim epeydir
yüzünden bihaber
 
ve uykunun sınırlarında ilk kelimeme
rivayetin çul
 
kıyafetin ruh
bu gece soyun





12 Temmuz 2015 Pazar

11 Temmuz 2015 Cumartesi


bütün her şey bir filmle benim olmayan bir çekmecede nasıl durabiliyor

ve
 burada perdeler sonuna kadar neden açık bilmiyorum

şarkımız
beach house- space song

bu sonuçlar benim beynimdekileri yansıtmıyor
 
 


aynı anda iki farklı zaman algısı
duyular sonucunda kazanılan gerçeklikten uzaklaşmak 
 iki eksenden birinde karar kılmak
karar kılmakla kalmayıp zorlamak
dönememek
dalmak
hafıza reddi
sağdan sola doğru koşan bilinç
 dönmek
yorulmak

 
 

10 Temmuz 2015 Cuma

 sanırım burası dip
newton beni son olarak ana kayaya ulaştırdı
ama yeryüzündeyken ben zaten o , hayranı olduğum tek şeydi
artık birlikte yerimizden oynamıyoruz
.
kerberos bu müziği çalıyor zincirinden
hiçbir şeyden bahsetmiyorum
.

9 Temmuz 2015 Perşembe

yastığın saatini duy
sahibini dinle
çok değil biraz dinlen
 .
beynini akıt
kalbini dinle 
geceyi gündüze çevirir tenine yapıştırdığın fosforlar 
biraz dinlen
.
tik.taklara dönüştür sesi
aldanışın pili biter
 .




8 Temmuz 2015 Çarşamba

 zincirdeki tüm halkalar ne yazık ki bunun farkındadır
 
ve zincirdeki tüm halkalar olarak bizler 
zamanla bir uzay boşluğunda kaldığımız süreyi düşünüp devriliriz
 
bunun için çoğu zaman yardımın gereklidir
ve tırnağına geçmiş zincirimiz 
bizi yere dağıtırken
senden uzaklaşırız
 
ve hiçbir zaman bizi toplayacak vaktin olmaz
ama yine de boynundaymış gibi hareket ederiz zeminin üzerinde
fakat sen bir gün bize eğilip boynunun hiç olmadığını söylediğinde 
önce kendimizden şüphe ederiz
sonra zeminden



7 Temmuz 2015 Salı

kaset döngüsü
 
 

taçta lekeler
kültürünün misyonluğuna darbe
 
kurnazlığın 
caddeye cenin görünüşlü sürçer
ve hayat katar ceplerinden toprağına gübre
 
şarkımız ilkel bir kargaşa arasında
vazgeçişi müjdeler
 
bana bahsetmişti tarkovski 
ziftten
 
 
 
 



6 Temmuz 2015 Pazartesi

hüznüm
önceyi güncemden sıyırdığım ve sonrayı gözardı ettiğim kanıtlarıma
sarılıp kaldı
.
bırakın bugün günü şövalyeler sarssın
hem ben artık bunu pek kurcalayamıyorum
.

takılmış suratımda sır sarı
 umarım haklıdır 
 ilelebet ..


1.20


poyais'te gregor'un dinozoru






4 Temmuz 2015 Cumartesi

3 Temmuz 2015 Cuma

 vitrinden parmaklarına
parmaklarından tırnaklarına çektiğim bütün şeritlerim hala kanlı
 tanrı !
.
keyfini kaçırmazsa
bu gece seninle 
imzamı çalmayacağın bir antlaşma yapalım
.
şimdi bana dişlerinin arasında yuttuğun bir harfi çağır
beni öldürdüğü ilk kelimede ona bir yatak hazırlayalım
.
sakın 
 fazla razı
.
zaman
camında yansıyan ve dünü erteye üfleyen
bir suç haftasıdır
.
ve  kasıt bulunan iklimlerinde çeneye saplanmış aykırı bir diş örtbastır
kıçından yakalarsan onu tepeye çıkaralım
.
 yüzeye ilk yaklaşanlar foyalarındır
bir zamanlar benim elmaslarım da kendine mağara aramıştı
  .
ama artık işi kaptım
fakat merak ettiğim bir şey var 
.
evrenin tükürüğü , saatine kanıp keyfinin sularını bulandırdığında
 seni kim oyalıyor ?
.



1 Temmuz 2015 Çarşamba

bileniş şeklinde
 şartlı döngü

dilim
koynunda biraz daha sakin
 olan biteni ise biraz daha anlamış sanki

fakat resme dönüp baktığımızda yanlış fırça darbelerini
tablonun içinden çıkaramayız

gurablista evraklarında ilk ortağımdı 'iyelik'

fakat
 boş bir kağıt üzerinde
bana ve kendine
seneler geçtikçe yüzüme vuracağı bir anın evrimine imzalar attırdı
 .
ve zaten seneler öncesinden habersiz bu denklemin senetlerinde ricaydık

 .
diyelim ki o artık hareketli bir varsayım
ve varsayımlar bizi yarı yolda bırakacak fırsatı bulduğunda
onu kullanır
 .
yüksek olasılıkla 
gömlek cebimde tek sigarayla kıvrılırım kayıkta
ateş yok derse de ispiralya şaşkınlığında devrilir ortaklığımız

şarkımız inanılmamış iskandinav gölgemin
sözü