31 Aralık 2013 Salı

balkonumda tekrarlar
bir kriz sonucu kemikleri üfleyip çizgide durduğunda
kan , dudağıma yürümüş en güçlü birlik oluyor
bacon ne derdi acaba bu rastlantıya
  


30 Aralık 2013 Pazartesi

ölçümünü hesapladılar
ve sövülmüş ağızlarıyla didaktikleştikçe ciddiyetleri soyuldu güneşte
metrekareye yayılan terleri
emektarlıklarıını konuştu bir radyoda
eski bir kamyonetin tekerlek üstü yalanıyla hayıflandı yol
mozart boş insanların eğlenceli dakikalarını seçiyordu fotoğraf arşivinden
bach aptallıkları rendeliyordu meyvelikte
değmeseydi bir nüsha daha belki ortalıkta biri var diye yakarlardı fenerlerini deyip dolanıyordu cohen
siktirgit-ini ölçüp tartıkça cinaski
jane solucanlaşıp uzaklaşırdı yazıdan
asla bilinç yüklenemeyecek olduklarını söylerlerdi ölçüm hesaplayanlar
bu bilinçle bitirdiler yolu
kaldırımları boyamadılar , parkeler tam oturmadı yerine
terziler çıldırışındaki dikişlerin nasihatinde yara
sapasağlam çıkanlar için bu kazadan
bir cevap


29 Aralık 2013 Pazar

mideme üflenilen delikte kabullenişin deformesi hisse olmasın dileğimin önceliğiyle
yolu çizdiğim yolun yolluğuna sakinleştiriciler ve sinir hapları bağlanmış
bu süreçte bana destek
ya poseidon ya da leukothea düğümüyle
ıslak düğümlerle , ıslanmış çözümsüzlüğün karşısında kurumasını beklemek

sürecin bitiş zamanı kafamda belirlediğim günde kamp kurmuş
meşaleler mideme alevlendikçe
gözüne dokunuşumun izlerini grafoloji çözümlesin
bu yönlü bir sorumluluğun uzaklığında sakinlik
taşlar dökmüş kolyeye dönüşürken
topukları uyuşturucu tozluyor
biraz sakinleşiyorum
ve eylemleri doğrultusunda bir kesinliği vidalayacağım günün tahminlerini çıkarıyorum
metaliğini havaya fırlatmış bir süreç
turanın ve yazının zemindeki parçalanması
ya bir bütünü doğurur ya da bir bütünü makaslar
belirlenen güne kadar gurablista sessiz
uykusunda ninni
yolundalık ise her şeyin pozitifliğine kesik nane kokusu
ruhunu bırakmış bedeninde tenim
radyolanmış sesi bilincimde plak
bugün dinlenebilecek bir şarkı da yok 


 

26 Aralık 2013 Perşembe


heterotopyada güç karışıklığını kirletmeyi başarmış
yerleşkeyi dağıtmış , kitaplığı tamir etmiş
bir evre daha atlamış bulaşıklığında parlak
değer her zaman güçlü bir düşüşün ürünüdür
ürün olgularında gölgelenmediği sürece bir hiçtir
masayı ya da asklılığı literatürden silmek isterseniz
önce kahveyi askılığa
sonra da elbiseleri masaya yorumlayın
masa masalıktan çıksın
askılık askılıktan
tasmayı tutana nezaket için biraz sadakatten eksilti
borges'ın gerçeküstücülüğüne denk
bir rahatsızlık duyup tozlaşanlar yozu bozlaştırmak için neden arayanlardır
yoz bozulur
her defasında bozulmak için yozdur metada
ve güç neden bulunur
tam terse bir diyalektik
dogma toplumu ve tabulu zahmetleri numende sıradanlaştığında
totoloji fırlar çakrada
beynini sepete yumurtlayan bireyler
simgenin içeriğini pek önemsemezler
hayatlarında her şey yolundadır
yol bile
davranışlar birer mastar eki halinde çoklaşırken
azalır değer kavramlarında
değer yargılarını yıkacak bir gücün utançlığını kabul görmek bir relativizm yaratır
masanın dört ayaklığına askının dört ayaklığı
kabul gördü foucault
üzgünüm
sana listener ağızlığından i m sorry denkgelsin
bütün evren solucanlaşırken
toprağın yüzeyini sürü tarkovsky





25 Aralık 2013 Çarşamba

eski kitaplarımın nerelerde olduğunu biliyorum
bir nota ulaştım bugün
ara ara bu şeyin terapisi


24 Aralık 2013 Salı

Kibritler Ve Kediler

kadrajda sıkışmışlığımızın ambiyansında şarkılar öğütüldü

glass armonicada geriye sardı beynim
hissim canlı kalan türevleri hamurladı camda
yüzün , çığlığı sessizlikle karşılarken nefesini öptü kumsal

ve kalbini gevelemeye çalıştı dişlerim tanrısız bir evrende
uyandığımda kitaplar gülümsedi sabaha
kıyaslamadım seninle ve son sarılışının sayfalarıyla
şimdi kedilerin kuyruğu uzun rengi çiğ
tıpkı arvo part - salve regina 
belki de iyileştirecektim tırnaklarının kıyılarına vurmuş carettaları
uzanışın kaosunda her şeyden habersiz 

burada unuttuğun bir şey bul benden hariç
çünkü ben hafızamın çürüklüğünde bir olasılıkla sakinim
tam hatırlamıyor gibi yapıyorum sansürlediğim vedayı
ama kıyafetlerini değiştirmen hiç bu kadar uzun sürmemişti



caymak ölür
yüzünde büyü
çayda limon , tadım da yok
kül düşmeliydi
karanlıkta belirmen için
pillerini değiştirelim
saatçi merceğinden bakıp
her şeyin ruhumdan çekilişini izliyorum da
manzara bu şarkıda söz
we're not just a moment in time.
durduramıyorum
ama dedi ki - dur


21 Aralık 2013 Cumartesi

en uzun geceye inat
pazar sabahını kaçırma lükslerimizi yargılamadan
yapacağımız kahvelerin zahmetine
şarkımız evcil bir arkadaş
biraz tüylerinde ısınalım 
bence ilk üçe girebilecek bir ısı kaynağı
dinlenişinde domalacaktır güneş  


20 Aralık 2013 Cuma

bazen neptün olup merküre eroin satasım geliyor
ama bazen de bir bıçakla hoparlör deşmek
kafamdaki ağrı çayına limon damlatırken
ceketini giymiş bir kabullenişi
ağırlıyorum
belki de merkür meraklı
hoparlör nefessiz kalmıştır




19 Aralık 2013 Perşembe


bir şeyler duyuyorum
zamanında yalanlar duyduğumu da kesinleştiriyor
en korkunç gerçek söylenmez
ve en korkunç gerçek sorulmaz
şarkımızın görselindeki filmde bir kaktüs duruyor
dursun öyle
develerle ilişkisine hendeklendim
iklim türleri için
gözenekler için
çizimler yapmalıyım


Tepe Kamerası Ağzından

sinaps satraplığı
robotlaşmış bir beden bu merceğe çarpan
hayatı boyunca ya fazla kandırılmış ya da fazla kurnazca davranmış
bu ikisi farklı olsa da aynı mekanizmayı doğurur
parıltıda yaşamak için her şeyi yapacak mafsala sahip
köle
tam bir köle
sınırlarını kendi yarattığını sanan bir köle 
egosunu okşatmakta diğer insanlardan bir adım daha önde
ve ona hiçbir komut gelmemişken üstelik
para versem mi diye düşündüğün dakikaların kutsallığına
seksin kölesi olmuş bir sıradanlık
asla bir koltuğa oturamaz
diğer koltuklardan alacağını hesaplayan zekası
tek boyutlu düşündüğü için
ondan aldıklarını asla göremeyecek
ve buna şartlanmayı
koltuklardan gelecek olanları elinin tersiyle itemeyecek bir karaktere sahip
bu karakteri yaratmak uzun zaman alır
o da çok çalışmış olmalı 
ama ruhunu hiç tanıştırmamış kimseyle
o bile tanışmamış
uyurken ne kadar yabancıydı kendine
basitleşmiş ilişkilerin gölgesinde inleyen nezakete sahip
rekabet için hep kazanan olurum sevdalı
onun gözlerinde patlayan kanalizasyonun nedeni
kendine ne kadar uzak olduğunu farketmesinden kaynaklı
tek resti var
toplumun öğretilerine karşı çıkmaya çalışıp
topluma araç olmuş
kırmızı ışık tadında
bu da onun terimsizliği ve robotlaştığının kurdelesı
asla kendisini sevmedi
o hiçbir şey öğrenmemiş hikayesinden , ne acı ama
sadece kaçan adımlarında yakaladığın ayakları güzel
sana gelelim şimdi
kancasında balık olduğunu sanan balıkçı 
yalanı kendi dünyasında doğru yapıp kanmışlığına kostüm giydiren senin beynindi
aşşağı yukarı bir solucan hayatına fermuar çektin
neye hüzünlendin sen ?
senaryonu bitiremeyişine mi yoksa hala solucanları evcilleştirdiğine mi  ?
ikinci seçenek daha gaddar çünkü
hala onları evcilleştiriyorsun farkında olmadan
ama senin yorulmuşluğuna ve senaryoyu tamamlama aceleni yakaldığımda bu mercekte
balığa dönüştürme çabanı gördükçe güldüm
güldükçe de sövdüm
hayır hayır demek isterdim mercekten
solucandan balık olmaz
bu tırtıl değil aradığın da kelebek
ama bu kürsörü sona doğru çekiş savaşını gördükçe gururlandım
bunun için sana bir iyilik yapmam gerektiğini düşünüyorum
çağrışımlara inanan sen bunu kabul edebilirsin
tahmini 7-8 ay önce
şu denizatını aldığın zaman
aklından geçirdiğin şey
ve sesli bir şekilde yanındaki solucana dediğin şey
ben de kaydı var
hatırlamıyorsan tekrarlıyım
-hisse açım , olur da birgün bu hissi tatmış gibi hissedersem 
 ve bu benim kendime zorla dayattığım bir hisse 
 bu denizatı olsun , bu dayatmaya ben balık diyemem 
 bu özlemime ve bu hisse açlığıma bir hata yapmak istemem
 bu denizatı 
 eğer hata yaparsam ve bu hisse açlığıma dayanamazsam 
 beni kurtarır
 balığa da saygısızlık etmemiş olurum-

benim mercekten görülenler bu kadar
sana iyi bir haberim var bir de
olta attığın suda hayat var gördüğün gibi
balık değildi tamam belki ama
denizatı olmasıyla suda yaşam olduğunu ve balığa yakın olduğunu
sana duyurdu
oltayı yenile
kancayı da balık ağzına göre yap
solucanlara da ihtiyacın var
evcilleştirdikçe suda daha çok kıpırdarlar
ve balığı çekerler

ha bu arada gurablista bugün radyoyu benim arşivimden çalsın

sevgilerle 
tepe kamerası















18 Aralık 2013 Çarşamba

tepe kamerası iki için sandalyeyi çektim
güzel bir sabah




15 Aralık 2013 Pazar

bu tablonun çerçevesinde çivilenmiş toza
metal siyahı

sehpa acısında kırılmışlığı
hiç aklıma gelmiyor


biraz gözü kıyıya düşse
ya da yan baksa hikayeme 
balık görürdüm
tam özlediğim hissin uyarlamasıyla

halüsinasyonlarda kıvrılırken boynuma 

tepelenmiş gülümsemesinde
parmaklarım iklimlerken duruluğunu
burası fazla çözümsüz
ve uykunun belinde kavramlar
çatlağına düşmüş
bir not var
sadece bir not

karar çalkalanıyor
7'ye kadar yolu olanların varlığını düşünüp
çekiliyorum bir gezegene
gülümsemek bu tada
başka bir uzanışın rolünde
yine bir şekilde sızıyordur kana
arşivim çalarken belirsizce kulağına
yabancılaşmış uydu sağır

cümleler dudağımın sandığında bakire
öyle kalmalı
öylece beynimde çalmalı bütün taklitler
toz gözümde sırtlanırken tragedyaya
rolümde gömleğim son düğmede boğulmuş
çok sürülmüş rengin bağımlılığının şiddetini ne hafifletirse
atıyorum bünyeme
hissim buruşurken tenimde uyuşuyor
hissi her şeye rağmen burada
ama o kendinden vazgeçemez
kendini seçtiğinde deliriş için güzel bir neden
zımbayı çıkartıyorum
fermuarı yeniliyorum
fazla hırpalanmış
bir yumruk devriliyor
kesik kül korkusu
bahçemde minik adımlar
besliyorum
ağaçlar benden daha sabit










14 Aralık 2013 Cumartesi

pazar sabahının kente kattığı ilçesellik hallerine
merhaba ve günaydın
müziğimiz de bir pazar sabahının ruhu halinde




13 Aralık 2013 Cuma

bu sakinliğin içinde kar küreyenler olacaktır



12 Aralık 2013 Perşembe

koronerler amaçlanır
artık her sarsılışta ritüel bu





yeterince bilinç deney gerektirmezin uzantısı olarak bu çıktı şimdilik beynimden



paint : Magda Urse

dudağına leşler bıraktım
öpmedim onu
temizlesin diye yağmur
ellerini de bıraktım
kuraktı yüzü , ıslanırsa çamur süsü
akılda olmadan yollarında yürüdüğüm
bir mevsim bu tabi sonbahara kalırsa
yaprak tuttum avcumda , rüzgara da sarılmam
düğmeyi ilikleyen parmak donmuş olsa da
avuçta hapisken başka avuç aranmaz
elmalar soy yolculuk uzun
kabuklanrın dikişsiz ve derimde yama
benimle yanar sahi renkli buzullanan
ateşten sonra nefesimle çekiilmişti sular
aynı bardak aynı nota bu kez sen de hazırlan
olmayan yerin kayalıklarında okyanusa karşılık
öpmedim onu hiç
ve çarpışmalarında sadece martıların seviştiği
dalgaydık biz

10 Aralık 2013 Salı

fazla sığlık fanatikleştirdikçe
çağda insan fakiriyiz

kolaya kaçmak samimiyetsizleştirdikçe
baloda sevgi taklidiyiz

dayatılanları benimsemek yabancılaştırdıkça
aynada tin eksikliğiyiz

gözler retinasında rütbeleştikçe
korneada eksi&artı tedirginliğiyiz


belki de bu yüzden birçok ütopya
bu dünyaya çok fantastik kaldı



5 Aralık 2013 Perşembe

birkaç meridyenin benden daha gergin olduğu bir yerde
onu yanımda götürmediğimi kanıtlamam gerek


4 Aralık 2013 Çarşamba

yavaştan atlatılma seansı
son bir kademe için
son kez
bütün duyguları hissedin
aşamalı bir reaksiyon gösterdiğinde sona ulaşıp
başlangıcı yaratırsınız


hep bir başlangıca dönmekle yükümlüyüz


3 Aralık 2013 Salı

günün tek kaoslu farkındalığının rengi dolaşmış beynin bantlarından dinlenir
fakat yanında biraz ilizyona ihtiyaç var sanki
ilki ve kalanlar
kendiliğinden bir rafta
fazlaca cüretkar
safına geçip orda dudaklarında yanılmak

yanımda küçük karnaval
örümcekler maskelerini çıkarmakta
bu sana küçük bir armağan
ve uçurtmalar istiyor bu fırtayı sadece

solungaçlarına da gerek yok , gereksizlik curcunam
ışıklar gözünü alan bir burjuvaysa
veya beynin kendisini aynada yansıtmasına bile imkan tanıyan şeytan

yine de atmosferinde kendimi kaybetmek güzel
peki burayı nasıl tarif edebilirim sana ?

kendiliğinden bir tanrı mı
yoksa televizyonda ölmüş yazarlar kanalı
ya da serüvenler bıraktıran kulaklık

atmosferinde kendimi kaybetmek güzel
gökyüzüne doğru tükürüğü bu onun
bize inanmıyorsan evrene inan



anın resmini çizenler
ressamlarla boy ölçüşebiliyorlar
şarkımız meyveliğimizden
sürecimiz için pankart tadında



biraz sakinleştiriciyle gülümsemek
şarkımız içten , parçamız sakinliğin temellendirilmiş nedeni


I was just a sailor and I was lost at sea
All the waves crash over me
I was lost but I was free
All the while
 


2 Aralık 2013 Pazartesi

birkaç günlük yok olma şarkısı
ben playlistemi hazırladığımda
bu şarkının tekrar edeceğini düşünüp
diğerlerini çok bekleteceğim için üzülecek bir hassasiyete sahibim
şarkımızın sözleri kesik gelmiş bir tarla anarşisti havasında
bu yüzden ben de soluyorum
balık mı ?
balık gaddar 



1 Aralık 2013 Pazar


uyku molalarımda
beynimin içerisinden
geceyi dinlendiren şu yüz 
sürrealizmden beslenip
realizmle tıkırdadığında kadehlerde
ya da denizde sarhoşluğun savrulurken yırtmacı
bir sahne var gözkapağımda sahnelenmiş
zemin ahşap tam beklenilen gibi
kanı kurt weill'in arvo part olma ihtimalinden daha O
ama koltuklarda sırtlardan bir beste çıkar
düşer ateş
tam diğer adı kapağıyla
geceliğini giymiş bu biblo
hissin düşüncemde çabuklaştığı bir aforoz

bu saatlerde fanusun karşısında hiç biletsiz seyirci olmayışım
beni yabancı kılıyor
odak gölgeye inat
kokusu onun yarattığı bir karışım
hepsi bu