31 Ocak 2018 Çarşamba

Kanlı-Mavi-Dolun

ilizyonistin mutlak gerçeği
rastlantısal mentalizm

onu orada izlerken
yüzümde
parke delikleri renginde 
boş kağıtlı 
kahve lekesi

ben yine de
her kimseyi egale edip
kahverengi demem

ay, üslupsuz 
zamanı dişiyle kırar
ve bir tanrıçayla tokalaştırır

hayır düşündüğümüz gibi olmaz
bir tanışma değildir
çünkü değer kavramları dogmatiktir

 bu yüzden
tüy, kusursuzluktan
dogmadan

hayat, dogmalar azaltmasıdır

unutma
ilizyonistin mutlak gerçeğidir
rastlantısal mentalizm

burası kulaklara aşina değil
ama
hırsızlar buradan vazolarımı çalar
ve sadece içindeki boncukları yazar

kulaklarına boncuklar tıka
ben vazolarda kalacağım

çünlü 
senaryo içindeki küçük kurgular 
bana her şeyi yaptırıyor

zincirim klipsli
ama vazomda benim gördüğüm
 boncuklar değil
sadece balık var

gözü parlıyor
bildiğimi biliyor 








29 Ocak 2018 Pazartesi

Eksiliş Tamamlamada Büyük Atılım




bullet head

tarih bir kayadır , tutuyorsan yüzemezsin..

son zamanların en iyisi , tuhaf bilinç altı

bende
süreç yalıtımı daha eksiksiz
nadiren alışkanlıklardan toz yutsam da
törpülüyorum

bu bu filmin girdisi
ay kurdelenden sarkacak
dokunmamak için dans edeceğim

senin bileklerin






28 Ocak 2018 Pazar

İzomorfi

toplanan isimler
dikkate değer metafizik
ve
kodlanan anların yansımasını tekleştiren bir sütun

düşeş !

isim ikiliği
örtbaslar için tek rüşvet

zamanı bölümlemede esas alınan ışık

dipnotta den den 
elde fener

ayrıntılara gerek kalmayacak şekilde
göz önündeki hitaplar

 hesaplar 

elindekilere ithafen
şimdi aynı kartlar bende de var

ve hamle sırası senin !

akıntı bizi gelgitten kurtarır
fakat
grafikteki çizgileri stabil kılabilirsem
sığlıkları
gurablistadan
aforoz edeceğim




Fate speaks to you
In an all familiar tone
In a dialect that's neither

Proper or well known

The soft fibers of fear
Touch against your fingertips
And you smile at all the reasons why

Lady luck winks at you
But you just look away
She's foreign, untamed, exotic and unkind

There's a hole that she's been digging
And you caught a glimpse of it
It's true you will be buried there someday

I know, I know there's no sticking to the guns
You pawned a long time ago

Haunted by the song of hope
The dance of everlong
Our heroes and our villains walk a blurry line
There's no anger now
But I see how
The dust from a hundred years
Always settles on the brim of time

I know, I know there's no sticking to the guns
You pawned a long time ago

Most of what I learned
Wading in their sea of guilt
Is to doubt that I could ever really swim
But the hardest part of all
Is to deny their lifeline
When the current's pulling you out with the tide

27 Ocak 2018 Cumartesi


ödül





White chalk melting into the ground where we stood, and felt the dust turn in our eyes
The sun strips this city bare, stars pale here, and there’s the tallest building in the world
We’re just passing through this place, all our punches go to waste
Watch the hours go down the drain
Twenty floors we’re up in space, the speeding cars keep me awake
but they don’t seem to trouble you

Bolt down the doors
Close the shutters hold me close
All the bright lights left me cold

As the night turns into day, everything falls into place, yet I dream of nothing new
Looking out it’s all the same, cities hung on swinging cranes, I watch them float away

Bolt down the doors, 
Close the shutters hold me close
All the bright lights left me cold

25 Ocak 2018 Perşembe

Orkestra Dahil



yüzlerce ritmi var asılsızlığının
ve biliyorsun bu duraklanarak söylenmez
.
meteor olacağım
.
kim bilir
belki de
 tek hoşnutluğundur bu





One time, to know that it's real.
One time, to know how it feels.
That's all.
One call, your voice on the phone.
One place, a moment alone.
That's all.
What do you see?
What do you know?
One sign, what'll I do?
Just follow your lifeline through.

23 Ocak 2018 Salı



şu neşeli gevilen 
adımların içinde

renkleri tut

ben
belki biraz o terasta kalmalıydım
ay'ı sabitleyip







değişkenler yok
sadece ikna olmuş gibiyiz

20 Ocak 2018 Cumartesi

İletke Değilse


göbek bağına asılmış makasla birlikte
tarifine gönüllü bir soydan geliyorum

bileklerime güvertelerinden 
bezler bağlamışlar 

sanırım
göğüslerinde larissa tozunu silmem için

pektabi bir ceketi sırtıma geçirmişler
tam olarak
yabancılar arasında yabancı sima

zihnime odaklanmayan
bir mercek
fırlatmışlar
geniş açılarıyla solan sisler gibi

hırsızından
vakit çaldıkça

bantla tutuşturulmuş çerçevelere
pazar sabahları müjdeliyorum

peh!
 ne sakinlik zırvası ama

yukarıyı boşverelim
biraz aynı masaya karşılıklı oturalım

ne diyeceğim -

bana kalırsa

biraz farkındalık ve bilinçle donatılmış insanı
bulunduğu yeri terketme eylemiyle
süslemişler

algı muazzam
kalabalık ve betonarmeden kaç

yani diyor ki
bahsedilen birey güçsüzdür
bulunduğu yeri değiştiremez
farkındalığını ve bilincini kalabalığa yansıtamaz
yani kalabalığı bozamaz
o yüzden başka yerler isteğini zihnine yerleştirir

kırmızıyı turuncuya dönüştürmeden
griye göç
griyi beyaza çevirmeden
sarıya

yani tehlikeli bir farkındalık ve bilinç besleyen bireyin
kalabalığı değiştirmemesi için
sürekli sürülüyor

kalabalıklar sabit bir yozlukta
güçlü duruyor

muazzam algı
kaç!

bileklerini masaya koy
biraz güzergah çizeceğim











19 Ocak 2018 Cuma



daha akılda kalır ne var ?



What a headache
Never know for sure
How long it takes
What you're asking for

Crowded dark place
Stick close to the door
What a disgrace
Only wanted more

How could I forget

Alfabetik Faal


hemen hemen eksiksiz




the clock strikes one and all is well
hear the night port strike a bell
the sound of footsteps fading out
doubt

flick the switch
when you go
any news
just let me know

just let it go

all the things that we are not
might have been [ this where it start]
could have happened [ on this day]
better luck, next time 

not so much
life gone grey
numb to the touch

just let it go

15 Ocak 2018 Pazartesi

Sirenomelia









fakatı yok biz eksiyiz
kapalı yolumuza tembihler getir
biraz kendimizden çekinelim

biraz düşünelim
tüneller gibi

biraz da övünelim
birazdan vazgeçeceğimizn için

övgü alır pekiyi 
sabah teninin yansıması

güneş açarsa eğer gözlerini kısıp bakıp
bir fikire  perde açalım
nerde yatalım bilmem ama
neptünde uyanalım

tokatı yoz bu tepkinin
ellerinde çiçekleri
ihtiyar bir koy buldum
saçında küreklerim

biraz itekledi bizi
kendini de öteledi

kim bu ? derdin
heminway in mimikleri

bu çalgı henüz görmediğimi söyler
seni
sil istersen beni 
mercekleri ve dürbünleri

bir kristalin üzerinde dünya kahrolur beyim
yansıyan her şey çakra kolu gibi

denizin ortasında bir kayık horluyor
ay ı kolluyor
gölge tonu boğuluyor

sormuyor rotayı
elinde dolanıyor misinası

muskura bibi bilseydi
ne ourdu cakası



14 Ocak 2018 Pazar

Pandora



çıkardım aklımdan 
kaçırdım aklımı 
tanıyamadım birkaç defa 

okuyamadım gözlerin asparagas 
duyamadım dudakların palavra 

bir daraldı 
bin çoğaldı 
dünya 

biraz yan-gın 
beni susturamaz 

alçaktan yaz 
tekrar kadar pek tantana 
kaftan dola bu civara 
yolum düşmez 
yanan lambalar 
ışık tutar 
düşer gölge 
yüzün bir rampaya 

hiçbir şey işe yaramaz 
kurcalama 

dengim yıkık 
cezam mecaz 
biraz hüzün biraz tekrar 
kutunu çarptım pandora 

parolam hırsızdır bandona

13 Ocak 2018 Cumartesi

Mil Dimağ

geceye

gecenin
ikna kabiliyeti

kendimize sorduklarımıza kıyasla
bir adım geride çalıyor




Love, of the beautiful 
will rise, once again  
Lie, beside the beautiful 
for the good, in us all  

Sigh, into your simple thoughts 
heal, all your wrongs  
Here, is the spirit of pure kindness  
Cry, for the beautiful 
and the good in us all

12 Ocak 2018 Cuma

Takas


bu keskinlik

faydacılıktan uzakta bir şeylerin çizgilerini belirlemek için
ana temalara yapıştırılmış
yörünge törpüleyicisidir

izlenimler 
yapay mukavelenin jargonundan beslenirken 

hoşnutluk 
yeterlilikle dışkılanır

ikilemse bir zaaftır çoğu zaman
bazen de ânın içinde yatan geleceğe göz kırpar
aynı delikten

algoritmalar 
bugüne kadar arkalarında hiç sır bırakmamıştır

hoşnutluk kanalizasyonuna transatlantikler yollarken
permütasyon ayracımdaki bulmacayı açığa çıkarttım

deşifresi için fazla kuzeydeyim

levhaları söküp
boş plakayı silebilirsiniz

sonra biraz isim toplayacağız




10 Ocak 2018 Çarşamba

9 Ocak 2018 Salı

Korniş Selamı

referansı sarfedilen sisiyle eteğini kaldırır
tüm sabahlar

ilk ışığında

deklanşörü ıskalayanlarla
kadraja giremeyenler
arasında
misal simayı yamayan
bolca makyaj
tutar

devrik italiğin ciddiyetinde
adlarımızı hatırlatır

bir tepeye çıkartır
gölgelerimizi

gecenin çalgısı
içlerine doldukça
kaybolur
benliklerimiz

bir maskotun sesi duyulur
karaltı canlılıkta

egolu fosforlar
düşer
arkasından
üstelik üstlerine hiç ışık tutulmamışken 

zihni , mimiklerinde keyifsizleşen
fikrin
sırtıma kazıdığı raylardan

daha dakiktir sabahlar


The fog rolls on in from the sea
Like a curtain draped from the bolts of heaven
And out here the moon burns through the night
Like the eyes of strays caught in headlights
And I hear you hum a song I'd written
And the condensation collects on my feet
And my lungs contract as the curtain thickens
And I hear you say you'd like to see what's down beneath the violent blue
And as you say those words my legs turn leaden

And your teeth are two white smears that cut the gray
Like light behind the clouds
And my heart is flapping like a bird that's trapped inside a wire cage
I hear you laughing, saying
"Darlin', there's no need to fear," that you know how to swim

Well, let's see how well I do

This blue ain't blue
It's velvet black
A crooked mirror sky
And we hum like stars
And flicker off into the blank and void
I feel your limbs; they pull me down
I feel your limbs; they pull me down
And now we're too far gone
And won't ever be found




Çamur

tahammül sınırlarımda küsürat
makas

beni sakinlikte imzalayın
divit akıbetlerle

bir grevin
görevi
taslak değiştiriyor


biliyorsun 17 bitti
ve solucan evcilleştiriyorum

bir bahane bulup tüyüyorum

seni görüyorum 
ama sıradaki 


8 Ocak 2018 Pazartesi

Kavanoz


zar küllüğün içinde
gölü karıştır

zigon masada günü

fazla kıyafetlerini yak
kendini sarkıt aşağıya askılıklardan 

tırnaklarının kenarlarındaki minelerle oyalan
zaten artıklarında
karetta karettaları ben kurtarırım

telaşlanma

dudağına sisli bir ruj sür
dünyaya söyleyeceklerine ithafen
saçını tepende topla

şişede bir balık gezdir
solungaçlı sokaklar

soy ağacını baltala
hüznün için

kapısı kapalı salonda otur
pişmanlığı cebine kat
yakalanman an meselesi

bir firar düşün
kaçmak istediğin hatalara

bir tabure çek balkonda
daha uzağa daha uzağa

bir bilet al
karaborsadan
küçük konstantina

şişene gir
kendine bir likör kat

sarhoş konstantina sana kansın

noel ağaçlarını sök
bir mumda damla

ayağa kalk
mumya anlarla tokalaş

önce fanusun suyunu değiştir
sonra radyoyu kapat

aldatan bir yatağa uzan
ve boşal

temennim hâlâ iyi


I won't run away no more, I promise 
Even when I get bored, I promise 
Even when you lock me out, I promise 
I say my prayers every night, I promise 

I don't wish that I'm spread, I promise 
The tantrums and the chilling chats, I promise 

Even when the ship is wrecked, I promise 
Tie me to the rotten deck, I promise 

Even when the ship is wrecked, I promise 
Tie me to the rotten deck, I promise 

Even when the ship is wrecked, I promise 
Tie me to the rotten deck, I promise 

İsabet


biraz legal dinletiler duymak istediğimde
fazladan birkaç saatim oluyor
.
sol bileğimde
sağ boynumda
karşı kaldırımımda
ve
zemin kıskacımda
.
yelkovanın kurulduğu yerde oluyorum
.
sırf bu yüzden
yörüngeler eksik çalar saatimi
üstelik bütün melodi çalsa gerçek duyulacakken
.
ama asla sakinliği camından vuramam
genellikle karşıma çetrefilli yoz kurgular çıkar
.
normal yaşamaya çalışıp
illegalliklere sürüklenmek
beni gülümsetiyor
.
ama bu gece daha
usluyum
.
ceplerindeki tüm mermileri çalmışken
bu gece 
beynimde beslediğin tilkiyi
sana
öldürtmek istiyorum

.




Woke up to that familiar feeling 
Staring at an unfamiliar ceiling 
Still got your jeans on but you're topless 
Headache and the stomach feels nauseous 
Grab your shirt off the bedroom floor 
And trying to recollect the night before 
How'd you get from the bar to this mattress? 
And when you got here then what happened? 
And where's the who that lives here? 
In this house you wanna figure out how'd you get here 
But the thought got cut by nature 
Find the bathroom the gut got anger 
Here it comes can't avoid it 
Ain't the first time throwin' up in a strange toilet 
Anyone else would leave but you? 
You crawl back to the bed and fell back asleep 
.
All we need is because 
So come and party with us 
Take care of you when you're passed out 
Right there with you in your glasshouse 
.
Woke up all alone with no friends 
But you had to throw up again 
Choke up the tears and the spit 
Grab some tissue to wipe off your lips 
And everything still spins 
And then the chills begin 
And the god please kill me right now hits 
And you still don't know whos house this is 
In between leftover dry heaves 
You try to check out your timepiece 
And you should call your job 
But first gotta turn this hangover off 
You dream that it's just a dream 
Until the phone in your pocket starts to scream 
Shut it down don't wanna hear a sound 
Heavy is the head that wears that crown now 
.
All we need is because 
So come and party with us 
Take care of you when you're passed out 
Right there with you in your glasshouse 
.
Hangover ain't a strong enough word 
It don't describe what just occured 
Lookin' at a phone full of missed calls 
Probably all the people that you pissed off 
Everything seems so sour 
So you force yourself into the shower 
Standin' up brings out the stars 
And the whole bathroom smells just like a dive bar 
Can't do it better sit 
And let the tub be the catcher's mitt 
Lay down face down 
Thank god whoever lives here ain't around 
Now what you need is silence 
And you don't want no one to see you like this 
Maybe you don't recognize it 
But this is your home this is where your life lives 
.
All we need is because 
So come and party with us 
Take care of you when you're passed out 
Right here with you in your glasshouse 


7 Ocak 2018 Pazar

Bir Yerden Bu Yana


sanırım göçebeyiz

türevleriniz hakkında bilgi veriyorum
dinleyin

teknik aksaklık 


in visions of the dark night 
I have dreamed of joy departed
but a waking dream of life and light 
Hath left me broken-hearted. 

Ah! what is not a dream by day 
To him whose eyes are cast 
On things around him with a ray 
Turned back upon the past? 

That holy dream—that holy dream, 
While all the world were chiding, 
Hath cheered me as a lovely beam 
A lonely spirit guiding. 

What though that light, thro' storm and night, 
So trembled from afar— 
What could there be more purely bright 
In Truth's day-star? 

6 Ocak 2018 Cumartesi

Uvertür


suda
neyin daldığını göremeyeceğim bir bulanıklık mıydı ?

pek sanmam

peki ya şehvet  ?

şehvet yerine yönergeler 
ve
eriyik halde biraz direnç 

ama
ben 
gnostik-çeden harf almış
komutla çalışırım

önüme
bahsi geçmeyen birçok haklılık çıkartıyor
gelgitler

bahsedemiyorum
öylece kalsın

savlarıma ve öngörülerime 
dair
göğü
öğütün

çünkü
serüven 
teller birleştiriyor

yüzler ekleniyor
hoşnutluk içinde
yorgun
saate bakınıyorum

tek anımsadığım şu sahne

yan gözle beni süzerek
yardım sever ve yüksek bir sesle sesleniyor adam
yerde oturan ve balık yemi satan biblolara

- balığınıza yem alın
- balığınızı besleyin 





In my veins The Spirit in my veins Calls me The Spirit in my blood Calls me The Spirit in my heart Calls me Illuminate my heart And mind Lord reveal the Hidden Light To whom should I go but to you?



Forsa

farkındalığımı 
dağıtıncaya 
dek 
forsalarını saklamaya çalışan
sayfaları
çevirdi

birkaç salisede
asparagas başlıklar altında 
dans eden 
kışı
fotoğrafladım

görece kuramım elimden aldıktan
sonra

o'na göre
donmuş bir gölde
yüzmekteymiş

umarım bizim çemberlerimizde akreplere itaat ettireceğimiz yelkovanlar olur

çünkü gerçekte o
asla zarfında parmak izi bırakmaz


5 Ocak 2018 Cuma

Refleks

sallanır
edat

tahammül kumaşları
ipliklerini kirletince

sert kanıtsamalar duyar
yüzüstü ve gözleri kapalı
yanılsamalarında

ve diner öfkeyle birlikte
tüm yasalar

tahmini rozetlerime
aykırı ceketler giyer

önü görünmeyen bir yalanda
rolü çok bariz
okunur

bir sonraki hareketi için
ayraçlı
palavralar sunuyorum



4 Ocak 2018 Perşembe

Kuaterner

labirentlere 

prematüre aydınlatmalarla
emanet edilen
tabirleri
yüklüyorlar

ve
her keskin dönüşte
 resimleri çalınmış tablolar var

bloklar
okları içeri alıp
tavanı su kaçırıyor 

kabuklarsa gelecek kıştan kalma

yürürken durma provası yapıyoruz
metrekareye düşen ayaklarla

boş bir varili yuvarlıyor
psişik teker kuramı

önünden çekilin
önünden çekilin

!


3 Ocak 2018 Çarşamba

Tok Oktav

güvence tabağımdan
yeteri kadar
fahiş çan sesi
yudumlatan
bu cezaya
sinapslarımdan sarılan
bol gülümseme
eşlik ediyor

bir mimikle bize katılın !

bu seslerin ritmik ayarları
gözlem kulelerinden dürbün çaldığında
veya
kaostan kaçmak kaos olduğunda

ekinoks, sedna ve deruni
üçlüsü

savunma tezlerimi oluşturuyor

evrenle aramdaki bu kimyayı sağlayan
iletkenin üzerini kaplayacak
küf için
okyanus çizgisini sürüklüyorum

toprak tahrişleri üzerine
özür mahiyetinde
tanrıları ayartın


2 Ocak 2018 Salı

Epizot


parkede adımlamakla bitmeyen  
eskizin
mühim parçası
boş bir salonda
bol bir duvara yaklaşan
kaşıntı bir slalomdan daha kıvrak olsa da

köpükler 
önce
onun suyundan
ay'a
parlar

voltajı düşük bir lambada kendine adanarak

aldattığım gölgelerde
didaktik izdüşümün 
diafram kasılmaları arasında
çocukluğumdaki hayaletleri öpüyorum

sanırım 
benim epizotum ay



1 Ocak 2018 Pazartesi

İdiopatik


protest senkron kutbu

bulgularıyla

ve duyduklarıyda

artçılara dokunur

bu defa
tüm
alçılarını kır

bunun
güvencesi 
cezalandırıldığım bir tabakta solucanlarla başlar

bu çan hep çalar

saniyesi bile atlamaz

bu aralıkta
 nerede ve kiminle sızarsam sızayım çoğunlukla zihnimdeki yatakta uyanırım

tekrarlar nicel ve yenilikçidir