31 Mayıs 2015 Pazar

30 Mayıs 2015 Cumartesi

kalbi yan çevirdiği yeterli uyuşukluk
 
 köpeğin yüzünde canavar var
bana sev diyor



bir sabah uyandığında her şey eski halini alır
ama o sabah sen yenilenmişsindir
 
oluşturduğun düzenek
 kaos
 
yerin balkon
odağında dağ ulu
 
ama turu tamamlar hoşnutluk
geçemediği sur ise kalmamıştır onun
 
edatlarını çırparsın
yüzünde söylemediğin kelimeler güler
 
 


 
 
 

 
 
 
 




29 Mayıs 2015 Cuma

dünyayı falakaya yatırır
celladın maskesi
keyfimi kaçırmışsın diye
 
ve sesini süren çalakalem bir eğimdir
itirafını önemsemezken engizisyon
 
derme çatma yolculuğumuzdan sarkaçta sallananlar gibi
kayboluştur durağımız
 
ve bu rüzgar rayların kızıdır
birleşen biz gibi bir hemzeminde kaybetmiştir aklını






27 Mayıs 2015 Çarşamba

yüzün , uzun süren enstantane
fakat burada cadım , iki kelimeyle bir tavrı zehirler
 
elinde ve tuzak dilimde kışı aratmayan bir sabah
peki cebimde ne var ?
 
bilmemi istediğin şeyi biliyorum
 
kahvendeki değirmeni çevirdiğimde
yanımdan solucanlarım geçiyor
 
 
 




25 Mayıs 2015 Pazartesi

 atmosferini su sayarsak
teknemle gezegenlerinden geçiyorum
 
sesin
kürek kıran gençliğimde 
doğrularıma ihtiyar 
 
gün
 kadife bir tanışıklıkla vazifeye yama

varoluş , saat yönünde ilerleyen bir davet
katettiğim yolda yüzüne lekeler kahve 
 
fakat bir saniye !
 


16 Mayıs 2015 Cumartesi

yeni bir şeyler


 
 


15 Mayıs 2015 Cuma

hiçbir şey düşündürtmeyen  
daraldığın bir an
 
ışığa çakılı uyuşukluğunda
kimileri belki olmak ister mazgal

ama artık içinde ağaç dalları olan bir sele dönüşmüşsündür

sızdıramazlar seni
yığılırsın üst üste

sırtına çakılıdır duvar
hatan , gözlerini kapatan bir anneye bağrışına benzer
 
kurtuluşun bir özrü yapıştırır
fakat dileyemezsin ölü kulağına

ucuzluk bir tanımsa
 tezgahımda
değer kavramlarımı satmıyorum
 
üzgünüm
 


 lüks çivi 
iri tanesine kanal
sarmal uyaklı bir bolero


14 Mayıs 2015 Perşembe

durağan kalmakla 
hareketliliğin 
hiçbir farkı yok
 
 çelişkiyi pişir
közde yürü
deneylerde tanı 
toprağa tükür
solucanlar çürüt

çoğu utançla inkardır 
 
ama yola devam ediyoruz
burada
tolerans yok
 
müziğimiz
oyalanmamak için 
daha sistematik bir kurguyu alkışlıyor
 
sokakta auster ve timbuktu var







geç olsa da çözüme kavuşturdum
yardımı cüce bir kanguru

eksik düze çıkınca geriye doğru aşılanır






13 Mayıs 2015 Çarşamba

ihtimale hazırlanır çizelge
ve balkon çıkartmasında pakette 6 asker
yıldızlar rütbeleri simgeler
yarasalar cepheyi

fakat o esnada
nedense kıyafetlendirdiğimiz , bize doğru çıplak aşmaktadır tepeyi 
ve böyle bir ovada
 tuzağı uyuşukluğumuza nedendir

her yanılgıda biraz daha ilerleyelim
peki ya solucanlar evcilleşirler mi ?

sanmıyorum

hasım lekeleri
listemde durağan
külüstür bir arabaya bağlayıp sürüklüyorum arkamda

müziğimizdeki notalar

 şimdilerin inanışı üzerine dokunuyor egosal bir travmaya
ve insan neyi kanıtlamak ister insanlara hiç anlamam

şu tespitler
ve ona eşlik eden
analizleyici realizm

bakın ben ne buldum-lu defineciler

küreklerinizde denizatı
tinden yoksun tenlerinizde hayatlarınız balerin

gurablista gösteriyor , doğru yoldayız

ilk mesai 
acınası bir birlikteliğin ismi

üstelik zile asılmamış
ve aynada
 
ilk siftah
bir dolap
 
karşımda aklımı sıyırmış takılar 
 
şehirler 
bombalar
kahkahalar
balıklar
halkalar ..

bu sessizlik bana bir şeyi anımsatıyor
ve katlanılmaz
 
savaş şimdi başladı 
bu defa manifesto yok

şarkımız sözlerinde eşlik

 
 
 
 


yolu bilmeniz ilerlememeniz için bir neden olabilir
 
bu süreci tahmin etmişliğim
fayda sağlamadı
 
ve yine yardım edecek bir kompliman yok
olmasın da 
bu benim misli cezam

tekrardan patlak vermesiyle
parçalanmadık bir şey kalmadı bu evde
 
nöbetler atlatsam da sanırım kurtulmalıyım bu aşamadan
bu evden 
 bir zamanlar rolümü oynadığım sahneyi eski haline getireceğim
geriye gideceğim 
 ve en zararsız şekilde çıkmalıyım bu koridordan
 
ve bu sıralar inancım olan
tahmini doğru bulduğum şey
 
tam kesinleştiği sırada
kendini yanlış çıkardı
 
oysa şamandırayı içeri doğru götürmüştü
oysa zokayı bile yutmuştu
 dipten seslenişinde oynadığım bir sahneyi anımsattı
aynı görevdi
aynı öngörü

 yüzüm
bana bir aynadan bakıyor 
-solucanlardan kaçamazsın !

şarkımız cover'ında destan
 
I'm trying to be quiet but if I look into my seascapes after all , It's not easy
 
 
 
 
 bu evrende en trajikomik olay
sanırım zar zor benimsediğin yerden tüymek 
her gün bir oda , hafızamdaki ilk haline dönecek
hafızamın halini ele aldığımda bu çileye dönüşebilir

yanımda götüreceklerim var
yanıma almayacaklarım da
 
işin tuhaf tarafı henüz nereye gittiğimi bilmemem
hazırda birkaç yer var
ve önümde 1 ay
ama asla bir şeyi kesinleştirmem
 
ilaçlar sıralanıyor
bu uğraşla eş değer bir tini zedeliyorum şu ara
korkumun beni bir krize itmesinden korkuyorum
ve ilk yanlışta döngüsel olarak algıladığım ve anımsadığım şeyde yalpaladım

öyle olmayabilir ama beni sığda bir şeyle karşılaştırdı
kırmızı iç çamaşırında tırıvırı





 
 
 
 
 
 
 
 


12 Mayıs 2015 Salı

 kaosunun içinde sallanırken
fazlaca yorgun
bazen ağrılarına bir örtüyüm omuzlarında

çekip çıkardım sudan
kuraklığı , haylaz kumar

ama sıra bende 
ve arkandaki aynadan elindeki kartları görüyorum

bu gece adın lucia












görseli bir şeyler erteletebilir
 

gereksiz bir analizle
uyanışa eziyet

zeplinleri 
ve
havada asılı hiçbir şeyi sevmedi

gemide
hala hareketli olduğunu düşünüyor

vitrinde olmayacak yerde 

yansımada özgür

 gözetleme kulelerimi nişanlıyor

bu durum canımı sıkıyor
şarkımız vazgeçişte liberal


 

11 Mayıs 2015 Pazartesi

temizlenmedik yer bırakmadım toprakta 
yorgundur diye neptünden uzaya doğru salladığın ayakların ..

biraz düşmüşte olsan
duymuşsundur
ne fısıldıyor burada çalılar ağaçlara ..
  
 şartlamak istemiyorum tek ihtimali
çünkü gövdenden kurtuldukça
tragedya cebindeki bahşişe liman
 
  solucanlardan uzakta
biraz korku yutmak
sonrasında balonda asırlık sülfat
 
tenin , vardığım yerde güya
 
uzakta bir inanış
mesafeyi sırtlatan bir atlas
 
burada dönüşüyor huylarının rayları suya , yolları havaya
 
ve boynuma halka , solungacına teslimiyetim

havada balık kokusu var
yağmur falan safsata
 
tarakta birkaç saç
yatakta ordu hayalet
parmaklar mibzer
bu yağmurda sırtım tırnağına tarla
 
fakat tenini sıyırdığımda
kalıyor avcumda pullar
 
avcundan öpüyorum
 
şarkımız frekansında sıralanmış nokta
 doğru 
nokta
doğru
..

-


 
 
 

9 Mayıs 2015 Cumartesi

 değer kavramları yüceleştikçe tür azalır
farklı salgıda aynı görüntü
 
sabah uyanıp
yargıçlık yapan bir aynada
dalgıç kostümüyle balık kuyruğundan bir yelpaze sallıyor kadın
 
her sabah genetiğiyle oynuyorum onun
çalınmış antikorları bir palette magenta kıvamında muazzam bir tablo
el arabamla
bağırsaklarından başlıyorum yolculuğuma
 
bu dengemi bozmayan bir cambazlık
orayı seviyorum
 
 
 
 


şimdi sen beni dinle hergele , nerede belgeler ?
devrilişim ebe bırakmasın seni 
 beni güçsüz bir anımda yakalamıştı zelzelen

elimde fener artık istediğim yerde gölgen
pile şartlısın da kime kanmışsın bilmeden

şifreler sorularına cevap , anlamayan gülünç tuzak
debelenir kendi korkuluğunda çivi yutanlar
dibi tutanlar
kurulananlar 
 kurulandıktan sonra  sunulanlar 
 sunulduktan sonra yutulanlar
kurtulanlar 
 kurtulduktan sonra kurulananlar 
 kuruduktan sonra tekrar sunulanlar
bir ayindir bu hergele
 kimsenin inanmadığı

çoğunda haklıydın
ama bak buradayım
yol zamanda yolculuk
bu yüzden hiçbir iz bırakmıyorum
ilerliyorum , ilerledikçe inanıyorum
adımlarını hızlandır ve bana yetiş
inan o bize inanıyor
sen müzik seversin




8 Mayıs 2015 Cuma

tamam şimdi
beyaz önlüklüyü dinle
burk , diline bağışla , kanına karıştır , bayıl ve dinlen

sonuç veriyor gülümsedin 
şimdi bana sorularımı cevapla

neredesin ?
ne yapıyorsun ?
önce şu telleri topla , kim bunlar ?
 bağırıyorlar , hala buradalar !
 neredesin ? !
yolu hatırlıyor musun ?
neden çıkmıştın ?
şimdi ne yapıyorsun ?
aynı şeyi mi ?
uğraşın ?
çoğu dönüyorlar , mevcut olanları saymıyorum bile !
ne yapıyorsun diyorum sana !!
bunca yığın seni delirtir !
neredesin ?
bir ilizyon diyorum !
bu bir ilizyon !
ortak milyonlarca şey !
 uyan ! cevap ver !
ne yaptığını söyle bana !
bana gülümseme !
bir adım attın sen , oraya bir ev daha kurdun !
nerede bahsettiğin şu yol !
birazdan kusacaksın !
ne oldu yenilendin mi ?
yüzüme bak !
uğraşını söyle bana , ne yaptığını !
bir saniye klozete git !
otur şuraya !
senin yolun kusmuğun !
hayır yeniden gülümseme !
bunu yapma ! 
yapmamanı söylemiştim !
tamam sen kazandın , gülümse
kuşkun ilerliyor değil mi ?
ama sanrıları kabul ettiğinde ben olmayacağım !
titriyorsun !
bir sigara yak !
ne yaptığını söyle bana ?
nerede olduğunu !
aynı uğraş değil mi ?
ne değişti ?
lütfen çekil !
 
 ben şarkı dinlemem





gününü tutturamamış gazetede 
manşeti okudukça
silüetini bulduğu bir retinayı öpüyordu

dudağına yapışan leke 
dedektife göz kırparcasına 
çizgiyi çektiğinde 

ele veriyordu kendini

arka sayfalar önemini yitirdiğinde
katlanışı da
külüstür ruhuna zımparaydı bazen 

ihtiyaçta,  herkes sürprizini bekliyor
sonrasında başlıyor
 manifestoyu kim okuyacak savaşı

ama sürpriz yok

köpürmüşlüğü taştığında 
lekeyi düşünüyor

 ve kavrıyor bir kalçayı ahlakı körün
özrü mutlak doğruda ölçülmeyen dönüş

bunu nedenleyip her hatada daha çok övünür
her yalanında güzel bir kurdela armağan eder okumayı sökenlere

artık gazeteyi çırpıp okuyabiliyoruz
ama artık bu çok geç kalınmış bir haber  

serüvene atılışını düşün
geçtiğin delikleri
ama
yapılacak pek bir şey yoktur
kalamazsın

 bu bir hastalık

yanlış ya da doğru
tam olarak bilmiyorum

şarkımız lümpen
sonuna kadar dinlenildiğinde basamaklara uvertür




7 Mayıs 2015 Perşembe

onun beyninde harfler italik bir şekilde yukarıdan düşüyor , arşimet!
 atmosferde bölüşülecek eğer perde açılırsa
 
tedirginliğimi bağışla , pavese!
zemine göre eğimlenebilir tekeri
ve kimse yadırgamaz bu durumu
ben bile

değirmenimdeki kırık bir aynada saçlarını tarıyor 
o'na dokunmak için legal bir sebep söyle, nemesis!
 
 tellerin içinden dansı
yankıyı ona doğrultuyorum

sağır olmuyor , tekrarlıyor






6 Mayıs 2015 Çarşamba

geceye dikilen
siyaset çözüyor beni
.
her harfte düşüyorum

.
karıştırdığım kimyam izlediğinde
arkandan sırıtan üniformalı ciddiyetinde bir kültablasını
bir sigara da ben söndürüp
 kimsenin senaryosu yarıda kalmaz diyorum , gölgeme
.
 
ben muhalif  kimliğimi , ruhuma sırtlarken
 yabancı değilim
 .
bu sırta
.
duymak
mantıklı olan
.
elbette bütün mantıksızlıklardan sonra
 burada olman
.
 çıplak sesin , geceye zirve
elimdeki kanı yeni farkettim
ama manzaran güzel
-



4 Mayıs 2015 Pazartesi

133

 istasyonda yoktu

yatağını solucanlarla doldurmak yerine
o'na paralel raylar yapmalıydım
içini doldurmak yerine dışını çizmeliydim
 
 yelkenim şimdi bu farkındalığı geriyor
ilerliyoruz
sanırım ben motifteki kıvrıma aldanmışım

asıl plan durdu
senaryo yok

yan yollar
 büyük bir ayıp

gece neptün'den zeplinler salacağım
coğrafyasına 

dengesini bozacak olan yükseliş zedelendi
ama güçlenmesi zaten bir olasılıktı
eğer öyleyse alçalma vakti
sigaralarınızı yakın
rastgele
 

3 Mayıs 2015 Pazar

tasdik edersiniz ki yazdığım hiçbir şey yanılmaz

burada şartlan .. burada çiz .. burada giyin
ve orada oyna

-
evrimini tamamlayan canavarlarının geleceğine git
 dolaylı yoldan onlara 2-3 yıl sonrasını anlat 
onların yüzüne bak , gördüklerini ısır
ve sonra onları tembihle
 -
katlanış süren kısa değilse tabi 
eğer öyleyse bu süre 2-3 hafta sonrasına kadar düşer

nefret tabancaları hala ateş altında bıraksa da beni
söylediğim her şeyin gerçekleşmesinden dolayı 
buraya hala küre gözüyle bakılıyor

ne ki mermiler teğet
kim küresini kırmak isterki ?

düğmem nükleer
o yüzden toplu bir katliamı insancıl bulmuyorum
-
danteller aykırı hareket ediyor
çoğu başarılı
masada durmaları ise çok şaşırtıcı

soktuğumun son iki ayında 
5 yıl önce kırptığım anı yakalamaya çabalıyorum
karede kuşku duymadığım birisi var
tabloya saplanmış durumdayım

bunun için
belirsiz bir tarladan
önce nehre ulaşmaya çabalıyorum 
 
kazandığım madalyalar bu yolda iş görmüyor 
oraya ulaşınca mı ?

ilk cümlem bir soru 
 gerçekleşmesi için şans diliyorum
yoksa treni kaçıracağız
belki de kaçırdık
yarın istasyonda onu arayacağım

-


: )



-


2 Mayıs 2015 Cumartesi

pencereleri kapatan
 yalan inlemeleri
masada devrilen şişedeki sinekle
 kavgaya tutuşuyor
 
zaman zaman
hayaletlerin arasına karışıp
gerçekliği üzerine sihirbazlık taslıyor
 
 yanıltıcı çemberin ayarıyla oynadığı ışığı
sisi geçerse
korkunç yüzünü inkar eden gölgesini gösterip
hala güzel olduğunu savunuyor
 
o
ssadece değişimine ayak uydurmak istiyor
eski yerini istiyor her şey ve herkes gibi
 
kendine ihanetini anladığında geri dönüş yolu için hızla hazırlandı
fakat yolu unuttuğu için ilerleyemiyor geriye doğru

 nerede olduğunu bilmiyorum şişedekinin
kavgasını izliyorum
inkarının ve değişiminin

eğer rastgelirsem
tırnaklarındaki pastel ojeleri izleyeceğim

çünkü bütün savaş orada yatıyor